"Yıkanmak" kışın Dalyan'da büyük bir sorun. Kasvetli hava, sürekli yağan yağmur, fırtına ve genelde sobayla ısıtılan evlerdeki banyo-salon arası ısı farklılığı nedeniyle Dalyanlıların hiç yıkanası gelmiyor. Aslında bizim ev fazla soğuk değil, ev içi ısı farkı sorunu yok ama sanırım diğer faktörler nedeniyle, ben de bu yıkanmaya üşenme akımına dahil oluyorum. Geçen gün fark ettim, yıkanmamaya dayanabileceğim günden tam 1 gün sonra yıkanıyorum hep. Dolayısıyla son sabah kendimi aşırı pis hissediyorum. Aslında Dalyanlılar geçici bir çözüm olarak saçlarına bebek pudrası döküp saçlarının yağlı olduğunu gizlemek gibi çeşitli hileler geliştirmişler ama bu tarz semptomatik çözümler benim içime hiç sinmiyor; ben gerçekten temiz olmak istiyorum. Bu yüzden kendime yeni bir yıkanma yöntemi buldum.
Bilindiği üzere yıkanmak hiçbir zaman sadece duşa girip ıslanmak ve şampuanlanmak olmamıştır. Sonrasında havluyla kurulanmak, giyeceğin yeni kıyafetleri seçmek, giyinmek, saçını taramak kurulamak, duştaki saçları temizlemek ve kirli kıyafetleri çamaşır makinesine atmak gibi yapılması gereken çeşitli ekstra işler de vardır. Ben de bu durumdan yola çıkarak şöyle bir yöntem geliştirdim. Duşa girmeden önce, duştan sonra kullanacağım saç kurutma makinemi ve tarağımı ortalığa çıkarıp giyeceğim kıyafetleri en baştan seçip hazırlıyorum. Hatta duşa girmeden önce üstümden çıkardığım kıyafetlerden kirli olanları ve en dış kazak gibi tekrar giyilebilecek durumda olanları ayrı yerlere ayırıp, duştan sonraki işlemlerimi kolaylaştıracak bütün hazırlıkları önceden tamamlıyorum. Dolayısıyla duşumu aldıktan sonraki ekstra işleri uygulamak çok kolay oluyor.
Şimdi diyebilirsiniz ki "Ee ne fark etti? Sonra değil önce yaptın bu işleri sadece, totalde yapılan iş değişmedi." Uzaktan bakınca öyle duruyor ama uygulamada çok şey fark ediyor. Yıkanma etkinliğinin aslında en sıkıcı anları, ıslak bir haldeyken ne giyeceğine karar vermeye çalışmak, bir yandan üstündeki havluyu tutup üşürken bir yandan çekmeceden çorap almak, giyindikten sonra saçımı hemen mi kurutsam yoksa birazdan mı kurutsam ikilemi yaşamak gibi şeyler. Bu yeni yıkanma sisteminde ise duştan çıkınca kıyafetler giyilmek için beni hazır bekliyor, saç kurutma makinesi saçımı kurutmak için can atıyor ve bir kenara ayrılmış kirli kıyafetler çamaşır makinesine girmek için sabırsızlanıyor adeta. Ben de yapılmayı bekleyen bu işleri kısa sürede tıkır tıkır halledip keyfime bakıyorum. Bu yeni duş sistemim sayesinde artık duşumu 1 gün geç değil tam gününde alabileceğime inanıyorum.
Fotoğraf: Gabriele Diawald

No comments:
Post a Comment