Saturday, September 25, 2021

Eski dertlerim eskimiş görünüyor




 23.07.2021

Bugün Barış'ın arkadaşı Özgehan, onun eşi Sarah ve 2 küçük kızları bizim eve misafir oldu. Kızların biri 3 biri 5 yaşında. Çok akıllı ve esprili kızlar. Üstelik tek bir piyano sandalyesine birlikte sığabiliyorlar. Anneleri Kanadalı olduğundan mıdır nedir, aşırı düzgün geldiler bana. Dalyan'da yaşasalar arkadaş olabilirdim onlarla. İnsanın 3 ve 5 yaşında arkadaşları olması ilginç olurdu doğrusu.

Geldikleri gün minik arkadaşlarımla önce biraz piyano çaldık. Piyanonun en kalın notasını “kapıyı çalan dinozor” olduğunu söylediler. En ince notasının ise kuş sesi olarak yorumladılar. Piyano çaldıktan sonra biraz koltukta oturup kaka üzerine kısa bir sohbet ettik. Sonra arkadaşlarım çok coşup çığlık atmaya başladığı için annesi onları başka yere götürdü.

Ertesi gün minik arkadaşlarımla tekrar buluştuk. Birbirimizin ismini değiş tokuş ettiğimiz komik bir oyun oynadık. Ben Sibel oldum, Sibel Emel oldu, Emel ise Begüm oldu. Çok güldük. Sonra giyinip denize gitmek için yola çıktık. Yolda minik arkadaşlarım babaannelerinden öğrendikleri göz devirme hareketini gösterdiler bana. Gözlerinin içindeki yuvarlağı o kadar güzel döndürüyorlardı ki onları büyülenmiş gibi izledim. Göz devirmeyi birkaç kere ben de denedim ama onlar kadar güzel yapamadım.


Görsel: Henri La Sidaner

Friday, September 24, 2021

Hayatın hepsi bu kadar mı?



Yaşam boşluğumu nasıl dolduracağımı bulamıyorum sanki bu aralar. Hayatta neler var şöyle genel bir bakalım. Bir öz bakım rutini var insanın, yemek yapıp yemek, duş almak, spor yapmak, evi temizlemek vb. Sonra ilgi alanları var, kitap okumak, film izlemek, müzik aleti çalmak vb. Sonra iş işleri var, artık ne iş yapıyorsa o. Bir de hayatın sosyal yönü var, zaman ayırıp arkadaşlarla görüşmek, onlarla içip eğlenmek falan. Bunlara ek olarak bir de yeni yerler görmek gibi farklı deneyimler var. Yeni deneyimlere sinemaya, tiyatroya, konsere, stand upa, sergiye gitmek de eklenebilir. Bunun dışında bir şey yok sanırım hayatta, hepsi bu kadar.

Şu an kendimi boşlukta hissettiğime göre bende bunlardan biri azalmış olmalı; ama hangisi bilmiyorum. Kendime fiziksel olarak iyi bakıyorum onda sorun yok. İlgi alanı bakımından da yeterince zaman ayırıyorum onda da sorun yok. İş olarak yazı yazıp, resim yapıp bunları tanıtıyorum yeterince, onda da sorun yok. Arkadaşlarımla görüşme de tamam, o da sorun olamaz. Sanırım yeni deneyim eksildi bende bu ara. Bayadır yapmıyorum böyle bir şey. Çok uzaklara gitmekle uğraşasım yok ama bir etkinliğe ya da yandaki şehirlerden birine birkaç günlüğüne gidip fotoğraf çekmek ve yorgunluktan kendimi unutuncaya dek yürümek bana iyi gelebilir. Evet, aradığım şey bu hakikaten.

Sunday, September 12, 2021

Sonbaharın gelişini black metalle karşıladım

 


İnsanlar bir süredir sonbaharın geldiğini söylüyordu ama bizim eve henüz gelmemişti sonbahar. Ben hala vantilatör hatta öğle saatlerinde biraz klima açıyor, şort ve tişörtle geziyordum. Ama dün gece her zamankinden daha kalın şeyler giyip yattıktan sonra gece hiç terlemeyince fark ettim, sonbahar bizim eve de gelmiş artık. Her gün sıcaktan patladığım çalışma odamda şu an uzun kollu ve uzun bacaklı pijamayla oturuyorum. Kahvemi yaz mevsiminden kurtuluşumuza içiyorum.

Bu aralar keyfim yerinde. Books & Cookies'de sergi açtım. 2 resmim satıldı. Sonra bir kral mezarları resmi yaptım, daha yapım aşamasındayken o da satıldı. Bugüne dek satılan resim sayım 7 oldu böylelikle. İnsanlar beni yeteneksiz hissettirmiyor sağolsunlar. Ayrıca Books & Cookies'de joker eleman olarak çalışmaya başladım. Kendime bir sorumluluk yaratıp konfor alanımdan çıkmaya çalışıyorum.

Şu sıralar çok şişmanladım. Şişman olmayı sevmedim, insanların çılgınca kilo vermeye çalışması normalmiş. Özellikle göbek çok can sıkıcı bir şey. Ondan kurtulmak için hemen hemen her gün yoga yapmaya başladım. Tatlı yemeyi baya azalttım. Kilomda ve göbeğimde henüz bir azalma yok çünkü hamur işi şeyler yemeye devam ediyorum. Balon göbeğimden kurtulmak için hamursalları da biraz azaltmam gerek.

Yaz bittiğinden midir nedir, Dalyan'ı bir başka sevmeye başladım. Aşı Koyu çok güzel bir yer. Günlüklü de süper bir yer. Yalıçapkını ve Melek Anne de nefis. Books & Cookies zaten harika. Havuz çok tatlı. Sevgi yolu ve Kefal'i de seviyorum. Küresel ısınma Dalyan'ı yeryüzünden silene dek burada yaşayacağım sanırım.

Görsel: Akihiko Makiya