İnsanlar bir süredir
sonbaharın geldiğini söylüyordu ama bizim eve henüz gelmemişti sonbahar. Ben
hala vantilatör hatta öğle saatlerinde biraz klima açıyor, şort ve tişörtle
geziyordum. Ama dün gece her zamankinden daha kalın şeyler giyip yattıktan
sonra gece hiç terlemeyince fark ettim, sonbahar bizim eve de gelmiş artık. Her
gün sıcaktan patladığım çalışma odamda şu an uzun kollu ve uzun bacaklı pijamayla
oturuyorum. Kahvemi yaz mevsiminden kurtuluşumuza içiyorum.
Bu aralar keyfim yerinde. Books & Cookies'de sergi açtım. 2 resmim satıldı. Sonra bir kral mezarları resmi yaptım, daha yapım aşamasındayken o da satıldı. Bugüne dek satılan resim sayım 7 oldu böylelikle. İnsanlar beni yeteneksiz hissettirmiyor sağolsunlar. Ayrıca Books & Cookies'de joker eleman olarak çalışmaya başladım. Kendime bir sorumluluk yaratıp konfor alanımdan çıkmaya çalışıyorum.
Şu sıralar çok şişmanladım. Şişman olmayı sevmedim, insanların çılgınca kilo vermeye çalışması normalmiş. Özellikle göbek çok can sıkıcı bir şey. Ondan kurtulmak için hemen hemen her gün yoga yapmaya başladım. Tatlı yemeyi baya azalttım. Kilomda ve göbeğimde henüz bir azalma yok çünkü hamur işi şeyler yemeye devam ediyorum. Balon göbeğimden kurtulmak için hamursalları da biraz azaltmam gerek.
Yaz bittiğinden midir nedir, Dalyan'ı bir başka sevmeye başladım. Aşı Koyu çok güzel bir yer. Günlüklü de süper bir yer. Yalıçapkını ve Melek
Anne de nefis. Books & Cookies zaten harika. Havuz çok tatlı. Sevgi yolu ve
Kefal'i de seviyorum. Küresel ısınma Dalyan'ı yeryüzünden silene dek burada
yaşayacağım sanırım.
Görsel: Akihiko Makiya

No comments:
Post a Comment