Saturday, April 17, 2021

Radyatör gururum devam ediyor. /Barış

 


Geçen gün Ecem'le Ali bize geldi. Bira içip film izledik. Sonra bir noktada Ali ayağını uzatmak suretiyle radyatörümüzü kırdı. Daha doğrusu radyatör yerinden çıktı, 4 vidası vardı, 1 vidası kaldı üstünde; düştü düşecek gibi oldu. Mecburen önüne sandalye, altına destek falan koyup zar zor radyatörü ayakta tutarak o geceyi atlattık. 

Salonun ortasındaki radyatör bu haldeyken hayata normal devam edemeyeceğimiz için, ısı pompasını yaptırdığımız yeri arayıp tamir için onları çağırmayı düşündük Barış'la. Ama sonra bu ara raf montajı, dolap içi düzenlemeleri falan gibi zor işleri başarıyla gerçekleştirdiğimiz için, kendimize güvenimiz arttığından ötürü radyatörü kendimiz tamir etmeye karar verdik.

Ertesi gün yürüyüşe çıkıp, radyatörü yerine geri monte etme amacıyla kullanabileceğimiz İngiliz anahtarını almak için Liva'ya uğradık. Liva'nın İngiliz anahtarı küçüktü, o yüzden işimize yaramadı; ama Cem'de işimize yarayabilecek kilitli pense isimli bir alet olduğunu tespit ettik. Ardından nalbura gidip vida aldık. Aslında dübel de alacaktık ama nalbura müşteri olarak gelmiş bir adam dübel yerine "ağaç" kullanmamız konusunda çok ısrarcı olunca "tamam" dedik. O esnada Ali Barış'ı arayıp radyatör montajına yardım etmek istediğini söyledi.

Yoldan ağaç dalı toplayarak Barış'la eve geldik. Ardından Ali, Cem'den kilitli penseyi alıp bize geldi. Kendime sıcak çikolata yapıp Barış ve Ali'nin radyatörü monte edişini film izler gibi izlemeye koyuldum. Fakat her şeyi yanlış yaptıkları için bir süre sonra sürece müdahale etmek zorunda kaldım. Ali ve Barış kilitli penseyle bir saat uğraşıp boruyu sökemedi. Sonra ben kilitli pensenin nasıl çalıştığını anlayarak 5 saniyede boruyu söktüm. Boruyu radyatörden ayırınca etrafa sular saçıldığı için kısa bir süreliğine tuvalete leğen almaya gittim. O esnada Barış'la Ali deliğin içine ölçme vidasını fazla ittiği için vidayı içeriye kaçırdı, tuvaletten çıkıp yarım saat vidayı cımbızla delikten çıkarmakla uğraştım. O esnada sıcak çikolatam biraz soğudu, üzüldüm. 

Neyse ki bu noktadan sonra Ali ve Barış işe ısınmaya başlayıp daha becerikli oldu. Barış ağaçları kesip deliğe sokma alanında büyük başarılar gösterdi, Ali ise matkapla vidayı yuvaya yerleştirmede adeta uzman oldu. Onların fiziksel yetenekleri benim düşünme becerilerimle birleşince imkansızı başararak en sonunda radyatörü yerine monte etmeyi başardık. 

Radyatör montajında başarılı olduğumuz için kendimizle çok aşırı gurur duyduk. Bütün gün mutlu mutlu gezdik. Hala da radyatörü gördükçe "vay be ne becerikliyiz" diye övünüyoruz.


Görsel: Sam Szafran

Monday, April 12, 2021

Bugün seni ne etkiledi derinden?

 



Yeni balkonum burası. Deftere yazı yazıp yeşil çay içiyorum. Isıtıcı bir güneş var üstümde ve etrafta tertemiz bir hava geziniyor.

Sanırım ikinci hayalime kavuştum şu an. İlk hayalim doğal bir yerde yaşamak, günümü kitap okuyarak, güzel filmler izleyerek ve sevdiğim insanlarla görüşerek geçirmekti. Bunu Dalyan'a taşınıp güzel bir düzen kurunca gerçekleştirmiş oldum. Sonra da gözümün önünde ikinci hayalim canlanmaya başladı. İkinci hayalim bol bol yazdığım, resim ve müzik yaptığım, güzel ortamlarda geçen sanat dolu bir yaşamdı. Şimdi yatak odasına çalışma masası koyup burayı benim odam yapınca o da gerçekleşiyormuş gibi hisssediyorum.

Yatak odası aslında evdeki en güzel oda. Kocaman, güzel ışık alan, ferah bir yer ve tatlı küçük bir balkonu var. Ama sadece uyumak için kullanıyorduk burayı saçma bir şekilde, mis gibi oda bütün gün boş duruyordu. Geçenlerde ben mutfak masasında ayak altından olmaktan ve yemek saati geldiğinde bütün eşyalarımı ortadan kaldırmaktan sıkılınca yeni bir düzen oturtmaya karar verdik Barış'la. Bunun üzerine ertesi sabah uyandığımda Barış'ı yatak odasındaki dolapları iterken buldum. O gün yatak odasındaki gereksiz eşyaları atıp bana alacağımız yeni çalışma masası için yer açtık. Sonraki gün ise hemen Ortaca'ya gidip kendime güzel bir masa seçtim. 

Mobilyacıda masamı görür görmez aşık oldum. Hem rengi yatak odamıza uyuyordu hem de estetik bir görünümü vardı. Ama mobilyacı masamı 1 hafta sonra Dalyan'a getirebileceğini söyledi. O 1 hafta nasıl geçti ben de bilmiyorum. Çok heyecanlıydım. Her gün geri sayım yaptım. Masamın gelmesine 3 gün kaldı, 2 gün kaldı diye diye heyecanımla Barış'ın başının etini yedim. En sonunda cuma günü masam geldi! 

Masa odaya çok yakıştı. Büyük bir sevinçle hemen tozunu aldım, sonra da özenle üstüne yazı ve resim eşyalarımı yerleştirdim. Cuma günü bütün gün sevinçten dans ede ede gezdim. Artık mutfak masasında takılmak yoktu. Aslında mutfakta bir yandan yemek yaparken bir yandan laptopumda işlerimle ilgilenmek pratik oluyordu. Ama artık yemekler pişerken laptop yerine piyanoya takılmaya karar verdim. O da mutfak gibi alt katta ve o da laptop gibi zevkli bir oyuncak.

Masam geleli 2 gün oldu ama hala onunla yeterince vakit geçiremedim. Cumartesi günü erkenden Ecem'le buluştum, pazar günü ise Barış'la aşırı uzun bir gündüz yürüyüşü yaptık. Şimdi artık sonunda bugün odamdayım. Masamla doyasıya vakit geçirebildiğim ilk günü yaşıyorum. Önce sabah biraz bilgisayarda yazı yazıp yazar tıkanmamı açtım. Şimdi de çayımı alıp balkona çıktım ve deftere bu yazıyı yazıyorum. Yazıdan kafamı kaldırdığımda dağları, tarlaları, tatlı küçük bir evi gören güzel bir manzaraya bakıyorum. Keyfim çok aşırı yerinde olduğu için kozmiğe teşekkür ediyorum.



Saturday, April 3, 2021

Progresif gece şiirleri


Bugün canım şiir yazmak istedi. Önce şiir yazmak istememin şiirini yazdım, sonra da bazı kadın şairlerin şiirlerini okudum. Ardından merak ettim, acaba ben eskiden de şiir yazmış mıydım? Aramaya inanıp eski şiirlerimi buldum:


27.12.2008

Saat 3 oldu hala gelmedi uykum,

Çok yalnız olduğum için mi akıyor burnum?

Son zamanlarda pek bir mutsuz gibiyim,

Hayatımdan tiksiniyorum diyebilirim.


10.01.2009

Bir gecenin daha sonuna geldim aniden,

Bugün beni hiç sarsmadı derinden,

Böyle duracağıma yatayım artık,

Zaten uykum geldi inceden.


20.01.2009

Bu saatten sonra içilir mi şarap?

Ne oluyor böyle halim harap?

Özgür irade var mıdır ahbap?

Hiçbirine bulamıyorum cevap.


05.02.2009

Gece gece tatlı bir melankoli sardı içimi,

En iyisi yazayım bir progresif gece şiiri,

Tam şu an dünyada garip bir sessizlik oldu,

Sanki bazı şeylerin anlamı azalmış gibi.


16.02.2009

Kendimizi sarhoş ettik, uyuşturduk, oyaladık diye gerçek değişecek değil;

Dünyada aniden belirmiş yalnız varlıklar olarak bir şeyler arıyoruz bizi tamamlayacak

Ama kimse kimsenin öbür yarısı falan değil, hepimiz aynı tekiz,

Hepimiz çorabın aynı tekiyiz..


13.06.2010

Tek hayatımın bir günü daha bitti,

Mide asidi içime işledi,

Tamamlayamadım bile bestemi,

Yakalayamadım kendimi;

Ama madem durduramıyorum sürüklenmeyi,

O halde amor fati!


10.10.2013

ENFJ'ye

Kör noktamda kalır F'si,

Yüzeysel gelir E'si,

Tutmaz bir türlü frekanslar,

Herkes istese bile.


Sırf savunma mekanizması görülür,

Her söylediği ürkütür,

Denk gelir hep o ters tarafı,

Dark side of the moon gibi.


Görsel: Philippe Charles Jacquet

Bugün şiir yazacağım



Şiir

Kelimeler kifayetsiz kalınca resim yaparım,

Renkler coşkusunu kaybederse piyano çalarım,

Eğer notalar da tat vermemeye başlarsa,

İşte o zaman şiir yazarım.


Resim: Monet