Wednesday, January 27, 2021

Dalyan yine uçuyor


Bir süredir yazacak ilginç bir şeyim olmadığını düşündüğüm için blog yazmıyordum. Ama dün Yasemin'le yazışırken fark ettim, aslında bu aralar bir gündemim var. 

Son birkaç gündür Ege kıyılarını etkisi altına alan fırtına nedeniyle evde sürekli bir rüzgar uğultusu duyuyorum. Rüzgar uğultusunun o bitmek bilmeyen ıslıklı sesi sanki evimizde bir hayalet ikamet ediyormuş hissi yaratıyor. Hele bu gece, fırtına öylesine coştu ki bütün camlar kapalı olmasına rağmen hava akımından evin içindeki kapılar çarpmaya başladı. Gerçek bir perili ev deneyimi yaşıyoruz.

Aslında böyle sıra dışı havaları çok severim. Odamın ışıklarını kapatıp doğanın yaptığı şovları izlemek bana keyif verir. Ama çatımızın her an uçabileceği gerçeği aklımdayken ve evin kapıları durduk yere pat küt çaparken havadan keyif almak biraz zor. Hatta şu an ben bu satırları yazarken fırtına kendine yeni bir açılım getirdi. Hayatına artık "dakikada 400 şimşek" mottosuyla devam ediyor. Şimşekler bize epilepsi krizi geçirtmek istercesine üst üste çakıyor; bir yandan da yatak odasının pimapenli camından, nasıl olduğunu anlamadığım şekilde içeri su sızıyor.

Biraz önce Barış, dışarıda neler oluyor diye merak edip pencereden bakayım dedi. O esnada bir su borusu uçup Barış'ın önünde durduğu pencereye çarptı. Ardından fark ettik ki o uçan boru bizim çatıdaki yağmur sularını yere akıtan boruymuş. Boruyu yıllardır durduğu yerden koparıp atan bu şey artık bir rüzgar değil bir iklimdir bence. 


Fotoğraf: Chris Friel

No comments: