Geçen gün 39. yaşımı bitirdim. “Artık orta yaşa geldim, göreceğimi görmüşümdür
bu hayatta,” diye düşünürken, benimle aynı karakterdeki bir arkadaşım
sayesinde Asperger olduğumu öğrendim. Tabii Asperger tanımı kullanılmıyormuş
artık, onun yerine “yüksek işlevli otizm” gelmiş, sonra da bu “hafif otizm”e dönüşmüş.
Şimdilerde bu durumdakiler kendilerine kısaca “spektrumdayım” diyormuş.
Aslında
birkaç yılda bir ben de “Acaba Asperger miyim?” diye kendimi sorgulayıp
duruyordum; ama öylesine. Hiç ciddi ciddi emin olamamıştım bu durumdan. Çünkü
spektrumda olduğundan emin olabilmek için spektrumda olmamanın nasıl bir şey
olduğunu bilmek gerekiyor. Bir haftalık yoğun araştırmanın sonunda normal insanların nasıl olduğunu öğrendim artık. Ortamın duygusunu doğal bir
şekilde kavrayan, sosyal ilişkilere tahammülü yüksek, sese gürültüye o
kadar takılmayan tiplermiş bu nörotipikler. Dolayısıyla benim onlarla pek
alakam olmadığı anlaşıldı.
Spektrumda
olduğumdan emin olunca ilk başta biraz şoka girdim. Bütün dünya tasarımım kökünden
değişebilirmiş gibi geldiği için biraz korktum. Ama sonrasında büyük bir rahatlama geldi. Çünkü hayat
boyu yaşadığım bütün tuhaflıkları açıklıyordu bu durum ve boşlukları dolduruyordu. Ayrıca insanlar
arasındaki konumumu bilince kendimden neyi bekleyip neyi bekleyemeyeceğim çok daha netleşti. Mesela spektrumdaki kadınlar hep varoluşsal sorunlar yaşarmış, genelde sanata
yetenekli olurmuş, kafalarında bir projeleri olurmuş hep onu hayata geçirirlermiş, insanlar
dünyasına ait hissetmedikleri için sosyal izolasyon yaşarlarmış, söyledikleri
şeyler normaller tarafından garipsenirmiş, normallerle olan sosyal ilişkilerden çok yorulurlarmış. Bunların hepsi bende bol bol var ve okuyup araştırdıkça her
satırda kendimi daha fark ediyorum.
Hayatım
boyunca çok iyi arkadaşlarım oldu ama bir yandan da hep benzerlerimi aramayı bırakmadım. Sonunda benzerlerimin yerini buldum, spektrumdaki kadınlarmış benim
benzerlerim. Tek değilmişim oh bee. Bu
aralar Twitter’dan ve Ekşisözlük’ten birkaç spektrumlu kadınla sohbet ettim de, direkt konuşmalarından, duygusal prosedürleri atlamalarından, resmen onlarla aynı gezegenden geldiğimizi açıkça görüyorum. Artık evsiz
değilim, benim de ait olduğum bir gezegen var! 40 yaş bunu öğrenmek
için epey geç olsa da, iyi ki bu durumu 70 yaşında fark etmemişim diye
düşünüyorum şimdi.
İşte tam da her şeyi gördüm derken 40 yaşıma bomba gibi girmiş oldum böylece.

No comments:
Post a Comment