İnsanın gün içinde düşündüğü şeylerin, bir gün önce düşündüğü şeylerle %98 oranında aynı olduğunu okuduğumda çok şaşırmıştım. Yani düşünsenize, yeni bir gündeki sadece o %2'lik ufak sapmalar sayesinde değişe değişe farklı bir insan oluyoruz. Her gün aynı şeyi düşünmemizin şokunu daha yeni atlatmışken, şimdi de gün içinde yaptığımız şakaların çoğunlukla bir önceki günün aynısı olduğunu fark ettim.
Mesela bu aralar sabah uyanınca saçımı üstünkörü topluyorum ve bazen bu toplanım esnasında saçımdaki birkaç tel havaya dikilip komik bir görüntü oluşturuyor (buna yeni uyanmış kuş saçı adını verdim). Eğer güne bu kuş saçıyla başladıysam, saçın komik şeklini bozmayıp evde öyle geziyorum. Böylelikle günün ilk şakası "komik saç şakası" oluyor. Sonra akşamüstü Barış'la yürüyüşe çıkacağımız zaman ayakkabı çekeceğiyle sadece tek ayakkabımızı giyip "tek ayakkabıyla sokağa çıkma şakası" yapıyoruz. Ardından akşam film izlerken ben tekerlekli koltukta oturduğum için "koltukla fazla dönme şakası" yapıyorum. Sonra gece Barış yatağa yatarken farkında değilmiş gibi davranarak yorganını benim üstüme atıp "yorgan şakası" yapıyor. O esnada ben de yatağa yatar yatmaz hızlıca uyuma taklidi yaparak "uyku şakası" yapıyorum. Ayrıca gün içinde sözleri bazen "YEBİCİ YEBÜCÜ", bazen de "ZUBİ ZUBU" olan kendi uydurduğumuz değişik şarkıları söylüyoruz.
Bu şakaları her gün yapmamıza rağmen her seferinde eğleniyoruz ve zamanla %2'lik sapmalarla eski şakalar yok olup yeni şakalar geliyor yerine.

No comments:
Post a Comment