yavaş yavaş dolaba aktım. ömüşün yarısını içtiği şeftali suyu ve bi aydır dolaba koymaya üşendiğim, önderle buluşmamızdan artan zehirli votkayı, barbarosun sevabına doldurduğu buzlarla birleştirip, ömüşün sevgilisinin evimizde unuttuğu sigaralarla birlikte içerek melisin yolladığı şarkıyı kendimi tamamen güvende hissettiğim tatlı bir sonsuzluk özlemiyle dinlemeye başladım. tanıdığım herkes bu durumda olmama bir katkı sağlamıştı.
*halimden konan anlar - kendime çaylar
No comments:
Post a Comment