Monday, July 1, 2019

Pamuk Parçası

Farklı freelance işler yapa yapa garip para kazanma yöntemlerinde son noktaya ulaştık sanırım, eve kedi bir kiracı aldık. Evet evet yanlış duymadınız, kedi kiracı! Bir kedi yaklaşık 7 hafta boyunca bizde kalacak ve karşılığında 700 lira alacağız. Maması, kumu, aşıları falan hep sahibi tarafından karşılanacak.

Dalyan’da Hint asıllı İngiliz, vegan, aşırı duygusal, 40’lı yaşlarda, hayvanlara çok düşkün bir kadın var, ismi Hema. Kediyi, sokakta patisinden yaralanmış bi halde bulup bizim veteriner arkadaşa getirmiş tedavi için. Sonra bir süre kediyle yaşamışlar ama şimdi 2 aylığına İngiltere’ye gitmesi gerektiği için kediyi birine bırakmak durumunda kalmış. Bırakacak kimseyi bulamamış. Aslına bakılırsa bulması da çok zor çünkü aşırı pimpirikli birisi. Arkadaşlar kadına bizi önerdiğinde, “önce bi ENERJİLERİNİ görmem lazım, içime sinerse bırakabilirim ancak” demiş mesela. Ayrıca bir keresinde kayıp bir kediyi bulmak için medyuma gitmişliği var, onu da ekleyeyim.

Neyse gittik Hema ile tanıştık, iyi anlaştık. Ama o kadar duygusal birisi ki, konuşurken bi anda ağlayacakmış gibi oluyor. Evimizi görmek istedi, eve getirdik. Balkonuna kadar inceledi evi. Adeta sosyal hizmetlerden gelmiş de evlat edindirmek için bizi inceliyormuş gibi oldu. Beğendi sonunda, içine sinmesini bekledi ve verdi kediyi.

Kedi ilginç bir şekilde, tip olarak bizim balkonda beslediğimiz kedinin aynısı çıktı. Sadece onun daha genci. 10 aylık sevimli yaramaz bir şey ve çok ürkek. Yüksek sesten, gürültüden hoşlanmıyor. İsmi Bunny. Bize geldiği gün, bütün gün boyunca koltuğun altında saklandı. Gece avucumun içine en sevdiği mamadan koyup fazla üstüne gitmeden durdum öylece, sonunda cesaretini toplayıp ancak yanıma gelebildi. Sevdim hemen onu ve böylece bir bağ kurmaya başladık. Ama ertesi gün yine koltuğun altında saklandı bütün gün. İşin ilginci, gündüz koltuğun arkasında saklandıktan sonra gece herkes uyuyunca ortaya çıkıp bütün gece oyun oynuyor.

Yaklaşık 3. günün sonunda, gösterdiğimiz üstün çabalar sonucu, kediyi normal bir kediye dönüştürmeyi başardık. Çekingen bir havada da olsa alt kata inmeye, bütün odalarda gezinmeye, gelip bizle muhabbet etmeye, saklanmak yerine normal bir şekilde koltukta oturmaya başladı.


Şimdilerde ise 3. haftaya giriyoruz. En büyük eğlencesi tokalarla ve çanta saplarıyla oynamak. Gece bana sarılıp uyuyor. Nereye gitsem yanıma geliyor, Barış buna biraz gıcık olmaya başladı. Sanırım kediler, ona mama veren kişiyi (yani bizim durumumuzda beni) daha çok seviyormuş. Barış'a kaka temizleme görevi düştüğü için biraz kazıklanmış oldu. Ama arada Barış'a da sevimlilik yapıp kalbini kazanıyor neyse ki.

Kediyi geri verirken üzülebilirsiniz diyenler var ama bence fazla üzülmeyiz; çünkü evin içinde hayvan besleyip dışarı çıkmasına hiç izin vermemek benim içime tam sinmedi. Çok uzun süre devam ettirmek istemem böyle bir şeyi. Mesela bence bizim balkondaki kedi daha mutlu. Hem mamasını veriyoruz hem bütün gün sokaklarda gezinip maceradan maceraya koşuyor, hem arada seviyoruz hem de yağmur falan yağarsa balkonda ıslanmadan oturup keyfine bakıyor.

Öte yandan ev kedisi tek yaşayanlar için iyi olabilir diye düşünüyorum. Ama tasmayla da olsa arada dışarı çıkarıp gezdirmek gerek bence.

Bu da fotoğrafı:


No comments: