Wednesday, May 24, 2017

onun yeri bu şarkı değil

İyi günler, bu satırları 20 yaş dişi çekimi sonucu ağzımda sürekli yutmadığım bi lokma varmışçasına şişmiş yanağımla yazıyorum. Ama NE PAHASINA OLURSA OLSUN o dişten kurtulduğum için sevinçliyim.

Her şey yolunda giderse 1 ay sonra Muğla/Dalyan'a taşınmış olacağız çünkü İstanbul çok kalabalık, gerilimli ve inşaatlı.

Nereye taşınacağımızı seçerken bir kaç kriter belirlemiştik:
1) Taşınacağımız yer düz bir bölge olsun ki rahatça bisiklete binebilelim, ulaşımımızı bisikletle sağlayalım
2) Taşınacağımız evin bahçesi olsun ki içimiz açılsın, istersek bir şeyler de ekeriz
3) Taşınacağımız yerde evler 3 kattan fazla olmasın, upuzun binalar içimizi sıkmasın
3) Evden çıkar çıkmaz yürüyüş yapabileceğimiz güzel yerler olsun, etrafta gezilecek bölgeler olsun
4) Taşınacağımız yerdeki insanlar açık görüşlü olsun, mümkünse turistik bi bölge olsun

Neyse bütün bu kriterleri karşılayan yer gerçekten de vardı ve orası Dalyan'dı; uygun fiyata da ev bulunca bi anda aldık evi. Geçenlerde tamirat, boya falan gibi işleri yapmak için 1 haftalığına Dalyan'a gidince, ilk defa yeni evimizde kalmış bulunduk. Sabah mis gibi çiçek kokan havayla, kocaman odaya giren kocaman güneşle uyandım (bi de horoz sesi var). İnsanlardaki genel rahatlık olsun, ağaçlar, nehirler, kuşlar olsun doğru karar verdiğimizi anladım. Bu iş baya hoşuma gitti.