Tuesday, October 7, 2014

ev şeyleri

10 yılı aşkın süredir tanıdığım eray ve onun kadar olmasa da yıllardır tanıdığım oytun'la aynı evde yaşama serüvenim, arkadaşlarımın daha önce bilmediğim bir kaç özelliğiyle karşılaşmama neden oldu.

öncelikle birlikte yaşamaya kutsal kakatu kitabına ev kurallarını yazarak başladığımızı belirtmek isterim. kutsal defterimiz, kapağında gerçek kurumuş yapraklar olan, saman kağıdından yapılmış oldukça kutsal görünümlü bir kutsal defterdir ve her zaman mutfakta durur. aynı eve taşındığımız gece ev kuralları adı altında: sabah uyandırma gürültüsü yapılmaması, küllüğe sigara ve külleri hariç çöplerin atılmaması gibi temel kuralları yazdıktan bir süre sonra, üzerinde düşündüğümüz her maddenin "ortak bilinç" koşulunu gerektirmesi, kural belirleme açısından elimizi kolumuzu bağlamaya başlamıştı. 10) evin içinde sigara içilip içilmemesi ortak bilince bağlıdır, 11) temizliğin ne zaman yapılacağı ortak bilince bağlıdır... dolayısıyla daha fazla kural yazmayı bırakıp doğaçlama yaşamaya karar verdik. sonuçta farkında olmadan bile iş birliği halinde bir üçlüydük. bunu el sabununu 3 farklı kişinin farkında olmadan 3 aşamada doldurması ile kanıtlamıştık ama bu hikayeyi anlatmaya şu anda üşendim.

bir süre sonra alışverişlerimiz ve ev düzeni kendiliğinden belirlendi. gerektiğinde evdeki robotları sayma, cumartesi kehanetleri gibi çeşitli ritüellerle kakatu dinimizi de ayakta tutmaya çalıştık. bu açıdan oldukça dinibütün bir aile olduğumuzu söyleyebilirim.

arkadaşlarımın daha önce bilmediğim yönlerine gelirsek, önce eray'dan başlayacağım: erayın; aniden, bulunduğu herhangi bir yerde uyuma huyu var. eray'ı enteresan saatlerde,  evin herhangi bir yerinde uyurken bulabilirsiniz. eray'ın daha önce fark etmediğin ikinci özelliği ise her zaman her şeyin daha iyi bir yolunu bilmesidir. örneğin o esnada ne yapıyor olursanız olun mutlaka gelip o yaptığınız şeyin daha iyi bir yolunu söyleyip sonra bilimsel argümanlarla fikrini destekleyecektir. örneğin donmuş milför hamurlarını sıcak suya tutarak eritmek mi istiyorsunuz? bu işlem esnasında kesin eray yanınıza gelip şöyle der: "aslında hamurları ılık suyun içinde bekletsen daha iyi olur. çünkü bilindiği üzere sıcak suyun soğuk sudan önce buharlaşması uzay zaman bükülmü açısından...." ya da viledayla evi süpürüyorsunuz "aslında viledayı soldan sağa değil ileri geri doğrultuda itmek daha iyi olur çünkü bilindiği gibi dikey yönde oluşturulan açıların mikroorganizmalar üzerinde yaptığı entropik etki..." bunun dışında eray'ın bir diğer huyu da şudur: her zaman yeni bir şey denemek istemek, bu özellik zaman zaman aynı keki ikinci kez yapmanızı hayatı pahasına engelleyecek şiddette olabilmektedir. ayrıca eray'ın he rşeyi tamir edebiliyor olması bir diğer özelliği. bir cumartesi gününü bulaşık makinesinin bütün parçalarını söküp etrafa yayarak, pompayı tıkayan minik beyaz plastiği bulup makinenin parçalarını tekrar birleştirmek suretiyle sorunu çözerek geçirdiğini olduğunu belirtmek isterim. aslında ilgi çekmeye çalışan bulaşık makinesiyle ilgili hikaye tamamiyle kendi başına başka bir postun konusu. hatta sırf bulaşık makinesi için yeni bir blog açılabilir. ve son olarak eray'ın aşırı yardımseverliği yüzünden iki adet şarj aletinin birini bana birini oytuna vererek, şarj aletsiz kalma tehlikesiyle yüz yüze gelmek gibi benim başıma asla gelmeyecek şeyler deneyimleyebilir. eray'la ilgili şimdilik bu kadar.

oytun'a gelirsek, onun özelliklerini tanımlayacak anahtar kelime "bira" dır. oytun hep bira içer. hatta rakı balık gününde bile bi yandan rakı içerken bira içer? ayrıca diğer eylemlerde yavaş bir seyir izlerken tekele gitme konusunda aniden road runner gibi olabilir ve evde ayakkabılarını giymeye üşenmeyen tek insandır. asla çay içmez ve üzüm, muz , elma gibi sağlıklı şeyler yemez. bir ninja turtle kadar çok pizza yer ve evdeki en iyi kalpli insanlardan biridir (diğeri de tabi ki eray). arkadaşınızın doğumgünü kutlamak için pasta ve hediye almayı unuttuysanız siz işteyken oytun, arkadaşınıza pasta ve hediye alıp evi temizleyip sonra da "kızı odaya kapatma salonu topladım" diye mesaj atabilir. ayrıca genelde pizza yemesine rağmen yemek konusunda bilirkişidir. oytun'la ilgili şimdilik bu kadar.

elbette onlar da benimle aynı eve taşınınca benimle ilgili bazı şeyleri fark ettiler. gerçek bi sheldon olmam bunlardan bi tanesi. ilk günden kendime bi begüm spot (sheldon spot) belirleyerek hem uzanılabilen hem tam televizyonun karşısında olan hem de çeşitli açılardan en rahat koltuğu mülkiyetime kattım. eray gibi enteresan yer ve saatlerde olmasa da evdeki insanların 2 katından 5 saat fazla uyuduğum ilk olarak göze çarpan özelliklerimden biri. ayrıca eray ne kadar değişken yaşıyorsa ben de o kadar her gün aynı saatte aynı şeyi yapıp belli durumları sistematikleştirerek kural koyma eğilimindeyim. ayrıca nispeten daha disiplinli gibi olmama rağmen nedense kendimin eray'la oytun'un çocuğu gibi hissediyorum.

No comments: