Sunday, August 3, 2014

helsinki - 1

seurasaari adası burası. yollara bir türlü dikkat edemediğim için sürekli kayboluyorum. bu dalgınlıkla mı devam etsem yoksa gezintimi bi düzene mi oturtsam karar veremedim.  pek tabii ben de diğer insanlar gibi farkında olarak sokaklardan dönebilir ya da kafamda alanın bir haritasını çizebilirdim. ama onun yerine dünyaya bu sabah gelmiş gibi davranıp ilk defa bulunduğum sokakların bana çağrıştırdıklarıyla ilgili hayallere daldım.

ve evet son derece kaybolmuştum. adanın neresinde olduğuma dair hiçbir fikrim yoktu. acaba gittiğim doğrultu daha da kaybolmama mı sebep oluyordu yoksa doğru yöne mi gidiyordum? önemli de değildi aslında, kulağımda büyülü bir müzik çalıyordu ve hava ıpılıktı. bazen bir güvercin yanıma gelip absürd bi ciddiyetle bana bakıyordu, ben de dayanamayıp ona sırıtıyordum. çünkü güvercinlerle bakışmak dünyanın en eğlenceli şeylerinden biriydi. o bakışın içinde şey vardı sanki: şaşkınlık? "bu dünyada neleroluyor dosdum hiç anlamadım?" diyordu adeta güvercin. hatta sonra da "ne olduğunu anlamadım ama hoşuma gitti" der gibi bakıyordu ve bi yandan da sağı solu incelemekle çok meşguldu. kesinlikle aynı frekanstaydık ördekler, bambiler ve güvercinlerle.

bir yandan da kafam karışıktı. kuşlar ve ağaçların dışındaki zihinsel dünyamda ayakta kalmış bi takım düşünceler vardı. yollara bile belki biraz da o yüzden dikkat edemiyordum. bir şeyi düzene sokmaya kalksam her şeyi düzene sokmam gerekebilirdi.

hava soğudu, karardı ve aniden sağanak yağmur başladı. artık ne derece kaybolduğum önem kazanmıştı. ters yöne yürümeye başladım. şimdiye kadar yaptığım her şeyin tersini yaparsam herhalde başladığım noktaya geri dönebilirdim. fakat hangi yoldan geldiğime de karar veremedim. sırılsıklam oldum, üşümeye başladım. gelişigüzel bi yola girdim fakat kesin yanlıştı. o sırada biri omzuma kozalak attı. ayı gibi acıdı, çok sinirlendim. etrafa baktım, kimse yoktu, sadece ağaçlar vardı. herhalde rüzgar esince ağaçtan falan düşmüştü kozalak. ama oldukça hedef alınıp kasıtlı atılmış gibiydi. hatta ben kozalağa sinirlenince onu atan ağaç kesin pis pis sırıtmıştı. koşarak herhangi bi yöne gittim.

No comments: