Tuesday, October 16, 2012

fin de nuit

dün muhafazakar kurucumuz dini inancımın ne durumda olduğunu sordu, iyi bi insan olmaya inanıyorum dedim.

Friday, October 12, 2012

Nasıl Daha Kapitalist Olunur?



Geçen gün zenginliğin simgesi olan golfün, boşu boşuna kapladığı geniş

alanla, o kadar çimenin sulanmasıyla ve son derece cılız bir anlama

sahip olan oyun amacıyla çok saçma bir spor olduğuna karar

verirken,"Acaba bu saçmalık nasıl daha saçma bir hale getirilebilir?"

diye düşündüm. Aklıma, şu seyahat eden dev gemilerden birinin içine

geniş bir golf sahası yapmak geldi.




Yüzen golf sahasında golf oynamak, herhalde zenginliğin oldukça iyi

bir temsili olurdu. Hatta anlamsızlığı arttırmak için oyunun kuralı,

oyuncunun sahanın en ortasında durup, topu delikler yerine denize

doğru atması olarak değiştirilebilirdi. Böylelikle toplar rahatça

denize düşerdi ve gelir uçurumunun altını çizmek amacıyla asgari

ücretle çalışan bir kaç dalgıç o topları denizden çıkarma işinde

çalıştırılabilirdi. Hatta ve hatta kapitalizmin dozu iyice arttırılıp

dalgıçların geri getiremediği toplar dalgıçların maaşından

kesilebilirdi. Bu adaletsiz uygulamaya bahane olarak da işletme dalgıçlara,

"Napalım elimizdeki top sayısı sınırlı, hem zaten siz de bütün gün

yüzüp bi de üstüne para alıyorsunuz" diyebilirdi.

Wednesday, October 10, 2012

akşam domatesi


dün okulumun ilk günüydü. 27 yaşında tekrar öğrenci olmanın heyecanıyla iş çıkışı, dünyanın öbür ucundaki okuluma gitmeye koyuldum. ders istatistikti. sayıların çizelgelerin ve hesapların hastası olarak, istatistiğe doğru gidiyor olmaktan ötürü çok sevinçliydim. hoplaya zıplaya 1 buçuk saatlik yolu bitirip okula vardığımda, dersin iptal olduğunu öğrendim. sonra bu seneki sınıf arkadaşlarımdan 2 kız "kantinde oturmaya gidiyoruz sen de gelsene" dedi. evrendeki en yüzeysel yaklaşımların havada uçuştuğu yaklaşık 15 dakikalık iletişimin ardından yeni sınıf arkadaşlarımdan "bıktım" ve tam o esnada bi tanesinin altın suyuna batırılmış tweety kolyesiyle göz göze geldim. sonra bi insanı altın tweety takmaya iten faktörler nelerdir diye düşünmeye başladım.

1 buçuk saat yolu istatistik için gelip altın tweety'yle karşılaşmak gerçekten büyük hayal kırıklığıydı. arkadaşlarımın farkındalık düzeyi o kadar düşüktü ki, keşke altın tweety yerine orda gerçek bi tweety olsaydı da ben hemen onun yanına oturup hep onla konuşsaydım diye düşündüm. bu şizofren durumu gözümde canlandırınca biraz gülüp rahatladım