Friday, September 21, 2012

gördüğüm en tırt entrika

geçen gün işteyken bilgisayarda bi işim vardı. müdürün 1. sınıfa başlayan oğlu benim iş yaptığım bilgisayarda oyun oynamak istedi, ben de ona "şimdi git 5 dakika sonra gel" dedim. o da bana "gidemem çünkü 5 dakikanın ne kadar olduğunu bilmiyorum" dedi. daha önce 5 dakikanın ne kadar sürdüğünü bilmeyen birisi görmediğim için çok şaşırdım. tam karşımızdaki duvar saatini işaret ederek "çubuk şimdi 6'nın üstünde ya, hıh işte o çubuk tam olarak 7'nin üstüne gelince kalkıcam" dedim. sonra çocuk saatin önünde dikilmeye başladı.

bu hikayeyi arkadaşlarıma anlattığımda "keşke çocuğa akreple yelkovan arasındaki farkı da anlatsaydın" dediler. çünkü çocuk başka zaman eğer akrebin 6'den 7'ye gelmesini beklerse o zaman 5 dakika yerine 1 saat beklemiş olacaktı. böyle bir durumda bana gelip "neden 5 dakika bazen 5 dakika, bazense 1 saat sürüyo" diye sorabilirdi. bense böyle bir durumda bile ona hala akreple yelkovanı anlatmamakta ısrar edip einstein'ın genel görelilik kuramını anlattığımı hayal ettim.

Monday, September 10, 2012

kategorilere inanmıyorum ama bir 3. grup var /emrah


işe başladığım için sabahları kahvaltı etmem gerekiyordu. ama sabahın köründe oturup da uzun uzun kahvaltı edecek halim yoktu. ben de tost makinesi almaya karar verdim ve bu senenin ilk iş gününde, akşam eve dönerken yolumun üstündeki marketler zincirlerine uğrayıp tost makinesi baktım. fakat oralarda tost makinesi satılmıyordu, sanırım daha büyük marketlerde satılıyor olmalıydı. tost makinesi bulamadığım için ben de sabah kahvaltıda yemek üzere sandviç yapacak malzeme almaya karar verdim.

sandviç yapmak üzere hindi salamı ve yaklaşık 2 metre uzunlukta bi baget ekmeği alarak kasaya geldim. bagetin uzunluğu yanında poşetin kısalığı gerçekten ibret vericiydi. sanırım poşet yaklaşık 2 metrelik baget ekmeğimin sadece 1/4ünü kapsayabilmişti ve ben ekmeği en azından 2'ye bölerek poşete koysam tek baget parçasının 1/2 sini kapsayarak belki daha az abes bi görüntü oluşturabilirdi. fakat markette ekmek bölmenin daha az abes olduğunu idda etmek de abes olabilirdi. hem zaten markette çalışan biri yanıma gelip "onu henüz satın almadığın için hala bizim ekmeğimiz, ne cürretle ikiye bölersin?" diyebilir diye korktum. bari üstten de bi poşet geçireyim ve bageti kapsayan toplam poşet miktarı üstten ve alttan olmak üzere 2/4 oranına ulaşsın istedim. ama o zaman da sanki bageti boğmaya çalışıyormuşum gibi bi görüntü oluşur diye korktum.o yüzden 1/4ünü kapsayan tek bi poşetle yetinmekte karar kılarak 2 metrelik bagetimle kasaya gelip parayı ödedikten sora eve giden yokuşu çıkmaya başladım. yol boyunca karşılaştığım hiç kimse gerçekten de 1/4 poşetli dev bagetimden gözünü ayıramadı.