Wednesday, July 18, 2012

bu patates hiç rahat diilmiş /melis


yıllardır aynı evi paylaştığım ağabeyciğim, bir kaç gün önce evlenerek eşiyle birlikte bi alt kata taşındı. aynı evde yaşarken bile günde ortalama sadece 15 saniye iletişim kurduğumuz abimle, alt kata taşınmasıyla birlikte muhtemelen bi daha görüşmeyiz diye düşünüyordum. ama düğün dönüşü apartmanın önünde balkondan beni görüp ropdöşambrlarını göstermeleri olsun, doğal gazları henüz çalışmadığı için yemek saatlerinde soğanlarını falan doğrayıp ocağımı kullanmak üzere bana gelmeleri olsun, yine doğalgazları olmadığı için yıkanmaya da bana gelmeleri ve saç fırçaları olmadığı için saçlarını taramaya da bana gelmeleri olsun, daha çok görüşür olduk.

sonra onların doğalgazları bağlandı ve ben ilk acıkmamda onlara "müsaitseniz kahvaltıya size gelicem komşi" dedim. kahvaltıdan sonra onlar evi toplarlarken ben yeni kanepelerine yayılıp kitap okumaya başladım. uyumuşum. sonra öğle yemeyine de kalmaya karar verdim. hiç yeni evlileri rahatsız etmiyim, evime gidiym gibi bi düşüncem yoktu. onlar da bişey demiyorlardı. sonra abimin laptopundan nete girdim ve twitter'a bişey yazdığımda meğersem abimin twitter hesabından yazdığımı farkettim. sonra facebook'tan biriyle chat yaptım ama meğersem abimin facebook hesabıymış o da. sonra saat kaç diye teleofnuma bakayım dedim ama abimin telefonuymuş o. artık kendimi abim gibi hissetmeye başlamışken canım tatlı bişey istedi, mutfağa gidip şekerpare aldım. resmen eve yerleşmiştim. akşama da burda kalır film izlerim gibi düşünceler kafamda oluşmaya başlayınca kendimi, sitcom'lardaki sürekli gelip evdeki eşyaları falan kafasına göre kullanarak komşuluğun bokunu çıkaran tip gibi hissettim.

koşarak evime gittim.

No comments: