bi haftalık yazar tıkanmasının ardından yeniden karşınızdayım. bu hafta tıkanma vesilesiyle aşık olmadan yazı yazılamayacağını öğrendim. aşık olmadan derken, ille de bi insana aşık olmak anlamında değil; tabi o da dahil ama aynı zamanda bi şarkıya, bi atmosfere, bi yazıya, bi acıya, bi bişeye falan. şimdi örnekleri çeşitlendirerek cennetteki bi TOMURCUK gibi davranmanın alemi yok, cehennemde olduğumuz apaçık.
aslında son zamanlarda aşık olduğum bi kaç şey oldu. mesela bi 20 dakika kadar eski sevgilimsime aşık oldum ve sonra onu irrasyonel bi şekilde özledim. ama bunun bana yazı yazdırmasına izin veremezdim çünkü bu kadar irrasyonel bişeyi beslemenin sonunun şizofreni olduğunu daha önceden deneyimlemiştim. sonra başka bi gün, bi anlığına fakbadime küçük bi idealleştirme aktarımı hayranlığım oldu ama o sadece 37 saniye sürdüğü için o ilhamla da yazamadım; zaten o da irrasyonel bi aşktı ve bu sebepten onu da beslememek daha iyi sayılırdı. sonra bi ara addams ailesinin 1964 yapımı siyah-beyaz tv dizisine yaklaşık 3 saat kadar aşık oldum ama sonra uyudum. gerçekten de o geceki rüyam boyunca gerçek bi addams'tım, bunun yanında ne yazık ki aşık olma halimi takriben yazı yazmak yerine uyuduğum için ilham zaman aşımına uğradı, dolayısıyla ertesi gün yazı yazmayı denediğimde addams ilhamları çoktan gitmiştilerdi.
sonra bi ara şarkı olarak she wants revenge'in tear you apart'ına aşık oldum ama o sırada günlerdir spora gitmememin vicdan azabı içinde mekik çektiğim için sporuma ara verip yazamadım. sonrasında da yazamadım çünkü spor içimdeki enerjiyi yeterince atmıştı. zaten sporun sanatın düşmanı olduğuna dair bi hipotezim var. bu hipotezi belki daha sonra yeterli deneyi yaptıktan sonra kamuoyuna sunarım.
bu haftanın içinde bi keresinde de ghost'un satan prayer'ına aşık oldum ama o esnada kahvaltı hazırladığım için (ev işi yaparken mp3 player dinliyorum) kahvaltım bittiğinde yine ilham zaman aşımına uğradı. gerçi eskiden olsa kahvaltı hazırlamanın tam ortasında da olsam, amuda kalkmış da olsam koşarak odama gelip yazımı yazar sonra amuduma kaldığım yerden devam ederdim. ama o sefer öyle olmadı çünkü haftalardır evden çıkmadığım için (çünkü şu anda türk eğitim sistemindeki bütün sınavlara hazırlanıyorum, bi kaç örnek vermek gerekirse: kpss, üds, kpds, ales..) ilhamla birleştirebileceğim herhangi bi malzemeye sahip değildim. malzeme demişken, bazı şeyler o kadar kendiliğinden komik oluyo ki yazmak için ilham gelmesine gerek bile yok.
en sonunda eylemlerimi bölüp yazı yazamıyor olmama bi çözüm olarak sabah kahvaltısından sonraki 3 saati serbest vakit ilan ettim ama serbest vaktimin sınırları olması beni fazla etkiledi ve hazırolda olduğum için yazamadım. sonra anladım ki ben her ne kadar android olsam da yaratıcılık konusunda sınırlamaya gelemiyorum.
ve son olarak kaka durumumun yazma üzerinde etkisi yadsınamaz. kakam varken daha iyi yazarken kaka yaptıktan sonra birden ilham kaçıyo ve dolayısıyla bazı durumlarda kakamı bekletmek zorunda kalıyorum. biraz üreticilik için nelere katlandığımı artık daha iyi anladınız.

1 comments:
Haha! Son paragraf. Doğruluk payı olabilir. :D
Post a Comment