Thursday, January 5, 2012

eray bi türlü öğrenemedin, kaç kere seviştiniz sorusunu begüm; ne zaman evleniceksiniz sorusunu ben soruyorum /melis

bardanadam burası. eray votkayı neli içeceğine karar veremediği için sek votka söylemiş, ayfer ısrarla su içiyor ve ben gelip garsona "cin istiyorum sanki ama elmalı olsun" diyince melis 50'lik birasına sarılıp bi ortamdaki en normal kişi oluşuna şaşırıyor. sonra 4 tabak patlamış mısır yiyip aniden spora gidiyorum ve ardından bara dönüp biraz önce sporda çılgınca zıplamış olan ben değilmişim gibi, eray'ı bana 100 milyon borcu olduğuna ikna ediyorum.

hayatımın en mutlu dönemini geçirdiğim için sürekli sevgi patlaması var içimde ve sanırım sevgi -anekdoten'ın ve beyin pröfösörünün dediği gibi- herşeyin anahtarı olabilir. heran elele tutuşup dönerek şarkı söyleme tehlikesi altındayım. biraz önce 2 saatliğine uyukladığım uykumdan "hayat çok güzel" diyerek uyandım. o an hayatın bana görünüşü o kadar nefisti ki, tarnım camus'nun lafını ilk defa farklı bi açıdan görüyorum; yani öncelikle cevaplanması gereken felsefe sorusunun hayatın yaşamaya değip değmediği olmasını.











bu coşku rüyalarıma da yansıyor, geçen gün rüyamda konsere gittim ve hep istediğim şarkılar çaldı. bi hafta sonra hollanda'da göl ve ağaç manzaralı bi ev tuttum, sonra kuzey ışıklarını izledim ve dün akşam da dünyayı kurtardım.

1 comment:

misköküzü said...

2012 den ben de mi korksam acaba ya