Tuesday, December 13, 2011

beni sevmeyen milyonlarca insan şu an yataklarında mışıl mışıl uyyo

kahvaltımı ederken yumurta başıma bela oldu. ama hikayeyi anlatmadan önce size biraz kahvaltı alışkanlıklarımla ilgili ön bilgi versem iyi olur.

kahvaltıda ne yiyeceğimi evdeki ekmek durumu belirliyor. eğer taze ekmek varsa tereyağ, bal, krem peynir, zeytin, fıstık ezmesi, nutella ve zeytinyağlı kekikli domates ya da kaynamış yumurtayı yanında süt içerek yiyorum. eğer evde bayat ekmek varsa rendelenmiş domatesle ezilmiş peyniri, üşenmezsem içine bazı özel formüller karıştırarak bulamaç haline getirip, bu karışımı ekmeğe sürdükten sonra ızgarada biraz bekleterek sütlü çayımla birlikte servise hazır hale getiriyorum. eğer evde hiç ekmek yoksa o zaman da ballı krep yiyorum.

bu sabaha geri dönersek, evde hiç ekmek yoktu ama dün de evde hiç ekmek olmadığı için ballı krep yemiştim. 2 gün üstüste aynı kahvaltıyı etmeme şımarıklığım dolayısıyla çıkıp bakkaldan taze ekmek aldım. yani taze ekmekli kahvaltıyı edecektim. ama sabah uyandıktan sonra 1 saat yatakta keyif yapıp sonra 1 saat de yazı yazdığım için oldukça acıkmıştım ve taze ekmekli kahvaltı yumurtasının pişmesini beklemeden odamda diğer besinleri tüketmeye başladım. ama yumurtayı kaynaması için ocağa koymuştum ve planlarıma göre yumurta kaynadıktan sonra onu da kahvaltıma ekleyecektim. ve işte sonunda yumurtanın bela olduğu kısma geldik.

yumurta içerde pişmeye devam ederken ben doydum. hem yumurtayı ikide bir gidip kontrol etmem gerekiyordu hem de yemek istemiyordum. ayrıca yumurtanın altını kısmak için içeri giderken odamın kapısını açtığımda kedi odama giriyordu (temizlik hastası olmaya başladığımdan beri odama sokmuyorum onu [yani 2 gündür]) o yüzden kedi odama girmesin diye kapılarları hızlı bi şekilde açıp kapamak durumundaydım. kısacası yemek istemediğim bi yumurtaya giderken bi sürü engelle karşılaşıyordum, ayrıca ona bakmaya gittiğim için kahvaltım ikide bir bölünüyordu. bu da yetmezmiş gibi yumurta çatladı ve kendisinin 5/3'ü kadar oldu. "lanet olsun keşke yemeden çöpe atsam şunu" diye düşündüm. peki ama afrikadaki aç çocuklar? onu yumurtlarken acı çeken tavuk? onlara karşı bi sorumluluğum yok muydu?

yemek zorundaydım bu yumurtayı. aslında bazen kaynatılan yumurtalar yenmek istenilmediği durumlarda buzdolabına daha sonra birisi yer düşüncesiyle kaldırılabilirdi. ama kim çatlamış soğuk bi yumurta yemek isterdi ki? belki de bunları düşünmem bilinçaltımın bana bir işkencesiydi. sonuçta yumurtayı yemeden çöpe atsam tavuğun haberi bile olmayacaktı ama yine de vicdanım rahat etmeyerek yumurtayı yemek için almak üzere mutfağa gittim. çatlamış olması dolayısıyla suyun içinde ciddi bi mutasyon geçirdiğini görünce onu ışık hızıyla çöpe attım.

1 comment:

wathrxx said...

yimirtayi kediye niye vermedin olm:(
kozmik resmen bunu emredmis ama anlamamissin
"tambi salak yaa"
xemo