Sunday, November 27, 2011

bi filmi çok izlersen gerçek olur

bugün naaptın deseler melisle 5 tane film izledim, 2 havuç rendeledim, asla aramayacağım birinin telefon numarasını aldım ve gargamelle özdeşleştim diyebilirim.

evet gargamelle özdeşleştim çünkü izlediğimiz ilk film şirinlerdi ve zavallı gargamel dünyadan tamamen dışlanmıştı. çirkin ve yalnızdı; ayrıca -kendi yaptığı- şirine bile ona ihanet etmişti. gargamel azman'ın kusmuğuyla çıkan, şirine'nin o ipeksi mutluluk buklelerine bakarken çok duygulandım.

tabi ki gargamel mutsuzluk içinde debelenirken, ona nisbet yaparcasına iliklerine kadar mutlu şirinlerin özünü çıkarmak istemekte haklıydı. zaten filmin sonunda gargamel'in çöplerde gezmesini bile kimsenin umursadığı yoktu. ona sonra ne olduğunu öğrenemedik çünkü mavi ay tüneli kapandıktan sonra evine dönüp dönemeyeceğiyle kimse ilgilenmiyordu. herkesin tek ilgilendiği şey şirinlerin tekrar iliklerine kadar mutlu olmasıydı.

No comments: