Friday, September 23, 2011

there is nothing that can console me but my jolly sailor bold

rüyamda başka bi gezegendeydim ama dünyaya baya benziyo: deniz var, domates var, insan var; tek sorunu gereğinden fazla deniz olması. yani her yer deniz ve biz de mecburen gemilerde yaşıyoruz. bi de gökyüzü ve deniz hep kurşuni renkte.

neyse bi gün bu geminin güvertesinde geminin içindeki diğer insanlarla otururken -hiçbirini de sevmiyorum ve hiçbiriyle doğru dürüst konuşmuyorum- yine varoluşu düşünüp domates soyuyordum. zaten yemek olarak bitek domates var o yüzden genelde domates soyuluyo. birden bire hava kararıp aşırı beyaz tenli garip biri gemimizde belirdi. garip biri olduğu için gemideki diğer insanlar onu pek sevmedi ama doğal olarak ben onunla çok iyi anlaştım.

ona "gezegenimizde bu kadar çok deniz olmak zorunda mıydı ve bu kadar çok deniz olmasa hayat daha anlamlı olur muydu ki" falan dedim. sonra aşırı beyaz tenli arkadaşım birden heycanlanıp evrende bütün ihtimallerin kombinasyonu olacak şekilde sonsuz tane gezegen olduğunu ve bunlardan istediğimize gidip hayatın daha anlamlı olup olmadığını kendimizin yaşayarak görebileceğini söyledi.

sanırım bu bi teklifti ve benim bi geminin içinde solup gitmiş hayatıma ve başka bi gezegene gitme heycanı taşımayan parıltısız gözlerime bakınca ikna için bi fotoğraf çıkardı. bu kendisinin 13 milyon yıl önce başka bi gezegendeki bir dağın zirvesinde otururken çekilmiş fotoğrafıydı. burası biraz soğuk, karlı ve karanlık bi gezegendi. fotoğraftaki kişi oydu ama saçları sonsuz uzunluktaydı, ek olarak 3 bacağı daha vardı ve bacaklarından biri köpek bacağına benziyordu. sanırım bu o gezegendeki evrimin sonuçlarıydı.

bu gezegeni çok karanlık buldum, içimde yeterince dark side olduğunu ve belki bu dark side'ın daha mutlu bi gezegende nötralize olabileceğini söyledim. o buna itiraz etti, ona kalırsa benim en mutlu olacağım yer öncelikle burasıymış çünkü kurşuni bi gezegende dark side'ımı yeterince iyi yaşıyamıyormuşum, bu nedenle sürekli alttan alttan bastırarak benim mutlu olmamı engelliyormuş. ben de onun söylediğine itiraz ettim, eğer daha karanlık bi gezegene gidersem dark side'ımın orda iyice besleneceğini ve bu sefer tamamiyle beni ele geçirerek içinden çıkılmaz bir hale geleceğini söyledim. sonra o bişeyler daha söyledi ve bu konuşmanın nereye vardığını hatırlamıyorum. son olarak birlikte sinemaya gittiğimizi hatırlıyorum sadece.

2 comments:

suggicin said...

niye ruyanda gorduun insanlarla sinemaya gidiosun ya!
( hiy resmen cok yanniz:/ )

Living Maze said...

ebet :((((