Saturday, August 6, 2011

dışarda çok ses var, içerde uzay, kendime çaylar demliyorum*

3 buçuk günlük iznimin birinci günü burası. uyandıktan sonraki 2 saati bi şekilde yaşayıp gittikten sonra, saat tam 13:30 da kendimi 10 üstünden mutlak bir 3 ün içinde buldum. evi toplayıp bisiklete binecek ve yarın adaya gitmek üzere hazırlık yapacaktım ama evren tarafından bana "evde oturup efendi efendi iç" şeklinde bi teklif sunulmuş gibi geldi.

yavaş yavaş dolaba aktım. ömüşün yarısını içtiği şeftali suyu ve bi aydır dolaba koymaya üşendiğim, önderle buluşmamızdan artan zehirli votkayı, barbarosun sevabına doldurduğu buzlarla birleştirip, ömüşün sevgilisinin evimizde unuttuğu sigaralarla birlikte içerek melisin yolladığı şarkıyı kendimi tamamen güvende hissettiğim tatlı bir sonsuzluk özlemiyle dinlemeye başladım. tanıdığım herkes bu durumda olmama bir katkı sağlamıştı.


*halimden konan anlar - kendime çaylar

No comments: