Monday, July 18, 2011

gece takkesi ve ropdöşambr parçaları ile evrensel yapının deliklerini tıkamaya çalışıyor. / heinrich heine

sıkıcı günümü şenlendiren peter and the wolf müzikalini izlerken 6:37'de ördeğin gelişiyle tarif edilmez bi mutluluk yaşadım. ( http://www.youtube.com/watch?v=jzjIlni8_qg ) elimde bira şişesiyle simidin üstünde dönerek gelsemkeşke dedim. en azından rüyamda diyarbakırda olmaktan iyidir. yani dönerek gelen bi ördek olmak. zaten dönerek gelmek çok severim. dağdan dönerek gelen kızı da sevmiştim, tavandan dönerek inen örümceği de sevmiştim, bu ördek tam anlamıyla dönmüş sayılmaz ama yeteri kadar dönme hissi verdi bana. dünyanın döndüğünü de hatırlatmak isterim. bunun yanında kendimi bazen bi çorbanın içindeymiş ve çorba karıştırılırken dönüyormuşum gibi hissettiğim olur. sanki hep oluyormuş gibi anlattım ama aslında bikere oldu. o da ölü kuş itimi gününde.

balkonumuza bi süre önce ölü bir kuş düşmüştü. günlerce orda kalıp kimse bişey yapmadıktan sonra artık cesur birinin(ben) onu bitmiş havlu kağıt rulosuyla aşşağı itmesi gerekiyordu. yağmurun şıpır şıpır yağdığı gün buna çok uygun bi gündü çünkü kuş itimi gerçekleştikten sonra geride kalan kan ve tüyleri ancak yağmur temizleyebilirdi.

elimdeki bitmiş kağıt havlusu rulosuyla kuşa temas ettiğim anda neyse ki bızzt diye bişey olup kuştaki ölüm bana iletilmedi. demek ki kağıt iletken değilmiş diye düşündüm. ama bu bilgiyi özümsemesem iyi olurdu çünkü elektrik çarpma ihtimali durumunda da mesela ölümü iletmedi diye kağıt bişeyler kullansam ve meğer aslında iletkenmişse hiç iyi olmaz, metafor kurbanı olurum. ama belki de iletken değildir. ve hatta sanki iletken değildi. sanırım bakır iletkendi. aslında bütün bunlar bi google uzağımda ama nasılsa eray yazıya yapacağı yorumda neyin iletip neyin iletmeyeceğini söyler diye düşünüyorum. elim deymişken bi örümceğin beni 1. terkedişinden de bahsedeyim:


örümcek ne yer - 1

yıl 1993 diyesim var ama aslında nerden baksan 1996. melisle matematik dersindeyiz. yani sınıfın geri kalanı da orda ama benim kapsama alanımda melis olduğu için öyle dedim. defterimin üstünde aniden küçükbiörümcek belirmişti. ayrıntıları tam hatırlamıyorum belki yürüyerek gelmiş de olabilir ama şu an belirmiş gibi geldi bana. belki de tavandan dönerek inmişti ama ben o sıralar örümceğin tavandan dönerek inebileceğini bilmediğim için belirmiş olması daha uygun. sonra ben de heralde defterdeki o sayfayı kopartıp örümceği ürkütmeden melise göstermiştim ve onu çok sevmiştik. o derece ki onu beslemeye karar vermiştik ama örümceğe ne yedirebileceğimizi bilmiyorduk. derste olduğumuz için bunu tartışamıyorduk da. sonuç olarak ben örümceğin olduğu kağıdın örümceğin bulunmadığı yerlerine "örümcek ne yer?" falan yazmıştım, melis de cevap falan yazmıştı ve böylelikle kağıt üstü bir dialog gerçekleştirmiştik. sonra hoca bizim dersle ilgilenmediğimizi farkederek yanımıza gelip kağıdı aldı. ama kağıdın tam tuttuğu yeri örümceğin olduğu yerdi. örümcek heralde parmağının basıncıyla ölmüştü. kim bilir belki de parmağına yapışıp can çekişmişti. hoca kağıdın üstüne yazdıklarımızı sınıfa okuyup anlam veremedi ve sonra biz tenefüste gizlice hocanın parmaını incelemeye çalışmıştık. aslında bu hikayede tabi ki örümcek bizi terketmiş sayılmaz, burda taksirli bi suç var. öldürüldü o.

3 comments:

bambam said...

elektrik çarpma ihtimali durumunda bitmiş kağıt havlusu rulosu kullanabilirsin ama bunu ayni yagmurlu gunde yapmani tavsiye etmem dostum.

hayat kurtaran notlar bolum546547 madde3355465

yihmih

not: elektrigin voltaji, rulonun kalinligi, kullanim sekli, bagil nem, yeritimi ivmesi, kirmizi tuborgun alkol orani vs... yukaridaki varsayima dahil degildir(!)

Ganima said...

kıyma yiyen örümcekler var.

Kemal said...

Neden bu kadar tatlısın ?