Monday, June 6, 2011

gereğinden fazla mastar halinde

FAREYİ KÜÇÜMSEMEYİN

Skinner meşhur koşullanma deneylerinden birinde, yaşlı bir fareyi labirentteki peyniri bulabilmesi için kutuya bırakır. Fare doğru manivelayı bulacak, ona basacak ve hücredeki peynire ulaşacaktır. Skinner'ın fareden beklediği sadece budur; üstadı Pavlov'un köpeğinden beklediğinden biraz fazlası, başka bir şey değil.. Farenin psikolojisi, ne düşündüğü, içsel motivasyonu Skinner'ın umrunda değildir.Skinner'ın bu düşüncesi bilinç dışını göz ardı ettiği için eleştirilecek, Carl Rogers ve Maslow tarafından ayıplanacak, Kierkegaard tarafından anlamsız bulunacak, Glasser tarafından gerçek dışı kabul edilecek ve belki Skinner, Perls tarafından dengesiz biri olarak nitelendirilecektir. Her neyse deneye dönelim. Skinner doğru davranışı sergilemek ve peyniri kapmak için farenin biraz zamana ihtiyacı olduğunu düşünür. Fareyi kendi edimsel çabasıyla baş başa bırakıp diğer işlerini yapmak için oradan ayrılır. İşlerinin yoğunluğundan mıdır yoksa sönme mi gerçekleşmiştir bilinmez, Skinner fareyi labirentte unutur. Aradan bir kaç gün geçer ve bir gece Skinner labirentte unuttuğu fareyi karşısında konuşurken bulur. Fare biraz sitemkar biraz da minnettar bir dille, şunları söylemektedir:

"Eski dostum Skinner, sen gittikten sonra bir hayli uğraştım, manivelayı buldum. Ama peyniri bulamadım. Her tarafa baktım peynir yoktu. Sanırım beni labirentte unuttuğun gibi, peyniri koymayı da unutmuşsun... Yaşlanıyorsun. Her neyse, senden bir haber alamayınca düşünmeye başladım. (Bu sana şaşırtıcı gelebilir ama öyle.) Algı ve bilincimi devreye soktum, geçmişimi çözümledim, öz saygı geliştirdim, kendimi gerçekleştirme sürecine girdim, olaylara bir bütün olarak baktım ve biraz da senden kaptıklarımla, peyniri aramak için labirentin sınırlarını aştım, ülkeler geçtim, şimdi Uzay Doğu'da bir keşiş manastırındayım. Peyniri bulamadım ama yaşamın anlamı gibi bir şeyler buldum. Yeni dostlarıma başımdan geçenleri anlattım. Şimdi anlıyorum ki..." Daha fare sözünü bitirmeden Skinner kan ter içinde uyanır. Baş ucunda Freud rüya analizi yapmaktadır. "Sevgili Skinner, şimdi seni çocukluğuna götüreceğim. Yol açıksa 2-6 yaşa kadar gidebilirsek iyi olur. Belki çocukken bir fare sütünü çaldı ve bunun sende yaratmış olduğu bastırılmış öfke duygusu tüm bu yaşananlara ortam hazırladı..."


Bunu ben yazmadım, KPSS çalışırken kullandığım İhtiyaç Yayınları'nın Rehberlik kitabının ünitelerinden birinin sonundaki -psikolojik danışma kuramlarının içeriği ve temsilcileriyle ilgili bilgilerimizi pekiştirmek için yazılmış- bir okuma parçası bu. Ama bi an okurken bunu ben mi yazdım acaba diye şüpheye düşmedim değil. Cidden süper bi kitap, bilgiler ve şakalar havada uçuşuyo. Şu fareye bak ya idolüm resmen.

No comments: