Sunday, December 12, 2010

acı çeken ve çektiren aynı kişidir. /schopenhauer

07.12.2010

sahil burası. her zaman uyandığım saatten 1 saat erken uyanıp kışın bu son sıcak gününde işe sahilden yürüyerek gitmeye karar verdim. her zaman minibüse bindiğim yerden düz devam edip denize varınca o, "kısır döngüyü kırmak" anını tüm benliğimle hissettim. sonra dünyanın en yavaş adımlarıyla yürümeye başladım. bunlar benim kontrol ettiğim adımlar değildi. begüm kendi gidiyordu ve böyle kendi hızında giden begümü bazen durduramadığım olmuştur. benim söylediklerimi dinlemiyor. ben kim miyim? ben begümün bilinciyim. eskiden kendimi begümün tamamı sanıyordum ta ki 1 hafta önce nietzsche beni uyandırana dek.. şuna benzer bişey demişti: "davranış içsel dinamiklerin bir sonucudur ve onu kontrol etmek mümkün değildir. bizim kontrol dediğimiz şey olsa olsa bilincimizin bazı şeyleri bastırmasıdır."

evet sanırım bilincimin sadece benim bi kısmım olduğunu kabullenmem gereken an bu. şimdi artık bilincinde olmadığım içsel bazı dinamiklerin de begüm olduğunu biliyorum. öncelikle onları tanımakla başlayabilirim:

..........


sahil burası. kendimi bilmek tahminimden daha uzun sürdü. sokrates bunu basit birşey gibi söylüyordu ama daha şimdiden bütün ömrümü aldı bile.

2 comments:

Anonymous said...

o zaman ne kadar çok bastırıyosak birşeyler o kadar varız ama aynı zamanda o kadar yokuz, iyimiş.

Living Maze said...

oha çok zekisin.