Thursday, July 8, 2010

ben hergün cıss diyorum. /barbaros

90 milyon yıl önceydi. dinozorlar çiçekler tarafından esrarengiz bi biçimde öldürülmüştü. hiç de beklemezsin çiçekten; küçücük zarif bişeyçünkü. ayrıca dünyadaki bütün noktalı virgülleri ben kullandığım için başka kimseye kalmamıştı ve kimsenin bundan şikayetçi olmaması çok enteresandı. bu kadar anlayış beklemezdim doğrusu.

yazdıklarımın altında bi alt metin olsa mı olmasa mı karar veremiyordum. çünkü buna karar vermek için öncelikle kişilik bölünmesinden sıkılıp sıkılmadığıma karar vermem gerekiyordu. üstelik bölünen kişilik benim kişiliğim değildi. benim pek kişiliğim yoktu.

90 milyon yıl önceydi. çiçekler kim bilir dinozorlara ne yapmıştı da her yer kişilik olmuştu. evrenin oluşumunun mavi yeşil alglerle başladığını düşünmemek için bir neden göremiyordum. yıllar sonra mavi yeşil alglerin zehirli olduğunu gazetede okuyunca çok şaşırıp bütün hayvanbitkilere güvenimi kaybedecektim.

90 milyon yıl önce olan şeyden sonra 90 milyon yıl geçtiğine göre 90 milyon yıl önceki şeyin ne olduğunu asla bilemeyecektik. ama kim bilir nasıl hatırlıyorduk; kesin iğrenç bi insandık.

90 milyon yıl önce çiçeklerin dinozorlara ne yaptığını düşünürken göz kapaklarım ağırlaşmaya başladı. saati kurarak 4 saniye içinde uykuya daldım. 1 saat sonra saat çalınca yarım saat sonraya kurdum. yarım saat sonra tekrar çalınca onu kıramayıp uyanmaya karar verdim.

ortaokuldayken hiç arkadaşım yoktu. pencereden mahalledeki çocukların saklambaç oynamasını izliyordum. yukarda olduğum için herkesin nereye saklandığını görebiliyordum. ebe olanın, arkadaşlarını ararken nereye baktığını da görebiliyordum. tanrı olmak gibi bişeydi bu. izlendiklerini bilmiyorlardı. bir süre sonra hangi çocuğun nereye saklanabileceğini tahmin edebilmeye başlamıştım. insan psikolojisi artık su bardağıyla ölçülebilir bi hale gelmişti.

çiçeklerindinozorlara ne yaptığını umursamıyordum. belki shrek'teki eşek de ordaydı ve "bi dinozorum varsa kullanmaktan çekinmem" demişti. ama bu çiçeklere bişey ifade etmemişti. eşeğin dinozordan 3 tane çok tatlı uzunkirpikli dinozoreşek çocuğu olmuştu sonradan. kesin sonsuza dek mutlu yaşamıştır onlar. çiçeklerinse bi planı yoktu, sadece bi planı varmış gibi gözüküp stres yaratıyorlardı; dinozorlar olsa olsa stresten ölmüşlerdir. bir başka teori: belki de çiçekler daha fazla dinozorlara yemek olmak istemeyip gezegeni terk etmeye kalkışmış ve zavallı dinozorlar yalnızlıktan ölmüş olabilirlerdi. ama hiçbi dinozor o kadar hassas olamaz. eğer dinozorların yöntemi de hassas gibi görünüp çiçeklere değişik sinyaller yollayıp kafasını karıştırarak öldürmeye çalışmaksa, o zaman çiçekler böyle bi durumda tepsi müdafa yaparak zehirli bi çiçek olmaya karar vermiş olabilirdi. bu durumda hafifletici sepetleri de düşünmek gerekiyordu.

cek kardeşiyle saklambaç oynarken çok iyi saklanmıştı. kız kardeşi saatlerce onu arayıp bulamayınca abisi yok oldu sanıp ağlamıştı. bi daha hiç abisi var olmicak sandı kısa bi süreliğine, yazık. halbuki abisi var oldu. ama bi gün gerçekten yok olabilirdi. shrek'teki shrek belki oraya gidip "saklambaç oynamayın demiyorum; hobi olarak yine oynayın" demeliydi.

çiçeklerindinozorlaradoksanmilyonyılönceneyaptığı artık çok uzak geliyordu. hepimiz çok yaşlandığımıza göre bu sefer son olabilirdi.

6 comments:

termal don said...

aaaaaalicam simdiiii
:(

living maze said...

ehahhe niye ağlıyosun be, gayet eğlenceli bi yazı:D

önder said...

çocukların saklambaç oynayışını izlemen gerçekten çok acıklı, ben de ağlamaklı oldum :( nebiçimblog ya

living maze said...

ühühü susun beni de ağlatıcaksınız

Anonymous said...

"bir klasik"

****
Time Magazine

"Hissediyorum!"
*****
Chuck Palahniuk

"Hiç böyle döşenmemiştim"
*****
Yiğit Özgür

living maze said...

:D