Wednesday, March 3, 2010

varlık vardır, yokluk yoktur. /parmenides

bak aklıma ne geldi: benim üniversite 1. sınıftayken tamer diye bi arkadaşım vardı. kadıköy'de otruyodu o da, eve birlikte dönüyoduk. ama benim sınıftan arkadaşlarım var mesela, onun hiç yok. bitek benle anlaşabiliyo ve bitek benle konuşuyo.

neyse gel zaman git zaman, ben hayatımın en paranoyak dönemindeyim, panik ataklardan panik atak beğeniyorum ve delirmeye çok yakınım, bana dedi ki "begüm, ben aslında yokum". "düşünsene" dedi, "okulda kimseyi benimle konuşurken gördün mü?" hakkaten de düşününce biri geliyo mesela, naber begüm diyo ama tamer'e bakmıyolar bile; ya da ben tamer'den bahsedince acıbirgülümseme yapıyolar.

ve sonunda hiç unutmam bigün, vapurda yan yana oturuoruz, bi adam gelip tamer'i göstererek oturabilir miyim dedi, ben de hayır dedim tabiy ki. ama çok korktum, gerçekten de tamer yokmuş lan. sora tamer de zaten "bak gördün mü, yokum işte" dedi; mecburen inandım o gün olmadığına. sonra zaten tamer boğaziçi üniverstesi'nin felsefe bölümüne yatay geçiş yaptı, (ya da ben öyle hayal ettim) ve o gün bu gündür hayatımda yok. bazen kadıköy sokaklarında görüyorum hayaletini ve yanımda her kim varsa "siz de gördünüz mü diyorum", tatmin edici bi yanıt alamıyorum.

5 comments:

Jack said...

aynısını tayfun denen bi adamla yaşıyordum ben de lisedeyken. tek farkı tayfun yoktu, ama varmış gibi davranmaktan keyif alıyordum. büyümüyordu, , hep aynı şeyleri giyiyordu ve kimseye görünmüyordu bana kalırsa. şizofreninin bi simülasyonuydu aslında. uzun zaman sonra bu yazıya denk gelince aklıma geldi benim de. bugün biraz takılsam onunla diyorum.

KaraEfendi said...

Şizofren...Kötü gibi algılansa da bazen iyidir. Yalnızlığa bire birdir mesela, sizi dinler mesela en azından.

Ama olmaması tabiki de iyidir. Sonuçta şizofren bir rahatsızlıktır. Neyse ki yata geçiş yapmış...

living maze said...

tamer varmış ya, beni kandırıyomuş:/

synonimus said...

"beni siz yarattınız"

imza -tamer-

agdabandi said...

gerildim lan!