Sunday, March 28, 2010

en önemli eserim hayatımdır./simone de beauvoir

şimdi benim hem görüntüm, hem sesim, hem de kapladığım bi alan var. ama belki başka boyutlara başka yansımalarım da vardır? ben gerçekten maddi varoluşum ve bilincimi de eklersek, bu kadar mıyım? tamamım bu mu? kendimin algılayamadığı başka boyutlara taşmış da olamaz mıyım? ve o boyutta yaşayan başka varlıklar beni algılıyor olamaz mı? yani demek istiyorum ki kör biri ıssız adada doğsa, asla bi görüntüsü olduğunu bilemeyecekti ama ağaçların arasından biri ona gizli gizli baksa görüntüsünü ve dolayısıyla yaptıklarını görebilecekti.

işte belki bizim de kapasitemizin yetmediği bi algıda algılanabilecek başka şeylerimiz daha var ama bizim bundan haberimiz olamayabilir mi acaba derken durduramadığım bi soru zincirine girmiştim. neden hiçlik değil de varlık diye tüm merakımla bi kez daha merak ettim. bütün hayatımı bunu düşünerek tüketebilirdim ve bence yeterince anlamlı olurdu. çünkü neden varolduğumuzu bize kimse söylemedi ve gökyüzü mavi olarak bizimle dalga mı geçiyordu? neden gözyüzü mavi ve yerçekimi falan vardı da fizik kuralları başka türlü değildi? fizik kuralları çok komikti, fırına bi sıvı koyup yarım saat sonra onu kek olarak çıkarıyorduk ve herkes bunu normal karşılıyordu. böyle olması tanrının seçimi miydi yoksa herşey böyle olmak zorunda mıydı? zorunluluk tam olarak nasıl bişeydi? eğer tanrının seçimiyse koşulsuz bi seçim mümkün müydü? ayrıca o zaman neden hiçlik değil de tanrıydı?

neden fişe takılı olmadığım halde hareket edebiliyordum? robotla bitkiler arasında anlamlı bi canlılık farkı var mıydı? belki de bizim algılayamadığımız boyutlarla birlikte herşeyi ve karadelikleri birleştirince bütün bunların birleşimi hiçliktir derken beynim yandı. pragmatist hayatıma geri dönüp hayatın anlamıyla hobi olarak ilgilenmeye karar verdim. sonra pragmatizmi de bırakıp iyi bi insan olmaya karar verdim. çünkü artık iyi bi insan olabilecek kadar güçlü hissediyordum kendimi. zayıflıklarımı kapatmak için bencil ya da kaba olmam gerekmiyordu.

o halde kayıtlara şöyle geçsin: bugün iyi bi insan olmaya karar verdiğim gündür.

5 comments:

Anonymous said...

waw, i mean really waw,
ıssız bir adada kör olmak ve zayıflıklarını kapatmak için bencil ve kaba olduğunu kabullenemebilmen büyüleyici

living maze said...

evet ama o kadar sevinme, dünyadaki bütün kötülüklerin sorumlusu benim bencil ve kaba olmam diildir muhtemelen

Anonymous said...

kabullenebilmen güzel
dedim, değişeceğini sanmam
ama değişsen bile umrumda değil sikime takmam

living maze said...

saol

anonim muse said...

hani demisdim ya konusmamiz gereken seyler var diye
isde bunnarla alakali seylerdi onlar
bak su carl sagan negzel anlatiyo bi kismini
http://www.youtube.com/watch?v=UnURElCzGc0