Saturday, February 6, 2010

kuantum hiç realist diil

Mantis:
ya bi şey sorcam
david hume'u biliosun dimi
begüm:
hıhığ
Mantis:
ya böle bazen filozoflar o kadar saçma şeyler hakkında konuşuyolar ki
acaba ben mi anlamıyorum yoksa onlar mı aptallaşıyo diye düşünüorm
mesela o hume şey demiş okudum işte
aslında bu dünya bizim kafamızda yarattığımız bi şey olabilir
belki biz yokuz
ya da mesela bi panel gibi bi şeyde bi filozof çıkıp
"şurdaki taş aslında yok" diye kanıtlamaya çalışmış
ya böle salakça şeyleri nası düşünebiliyolar
begüm:
hume öyle biri diildi ya
karıştırıyo olma?
Mantis:
taş ulan var işte o orda duruyo
begüm:
hehe
ama şöyle düşün
Mantis:
felsefe böyle fiziğin alanına girmeye çalıştığında çok fena tökezliyo ya
begüm:
akıl hastaları (ki biz onlara akıl hastası diyoruz belki de diillerdir)
orda olmayan şeyleri görebiliyolar
onlara göre de "ulan var işte o taş orda duruyo"
ama yok
ayrıca bazı rüyaları gerçek zannedebiliyosun
sora uyanıyosun gerçek falan diilmiş
Mantis:
ya çünkü o akıl hastası ve beyni ona halisünasyonlar gördürebiliyo
begüm:
dış dünya yoktur ihtimali üzerinde duran filozoflar
tabi ki taşın orda olduğunun farkında
algı organlarımızın güvenilir olmadığına dikkat çekmek istiyolar sadece
Mantis:
bu bilimin cevap vermesi gereken bi şey deil mi ya da şey var ya mesela
"gördüğümüz renkleri hepimiz aynı mı görüyoruz? sarıyı benim gördüğüm gibi mi görüyosun"
bu da çok saçma bence ve bilim ile açıklanabilcek bi şey
hatta okumuştum açıklamasını
begüm:
ama bilim felsefesi diye bişey var
Mantis:
başka türlü olamıcağını
begüm:
sen bilime körü körüne inanıyosun ama bilimin sonuçları da yıkılabiliyo
gelişmesi için onunla ilgili saçma sapan da olsa fikirler yürüten filozoflar olması gerekiyo
mesela sicim teorisini düşün henüz kanıtlanmadı
felsefe boyutunda
Mantis:
ya sicim teorisi hakkında fikir yürütücek insanlara lafım olamaz zaten
felsefecilerin eline kalmış bi şey biraz da
ama allahaşkına o taş orda yok demenin kime ne yararı olabilir
orda o taş
bazen saçmalayabiliyo yüksek zekalar da bence
.....

begüm:
daha saçmaları da var
pythagoras var ya
pisagor yani
Mantis:
mantıklı, yüksek düzeyde düşünceler üretilince bilime de katkısı olcaktır
ama taş yok demek boşuna verilen uğraş bence
o kadarına da gerek yok
var çünkü taş
begüm:
ehahe
pisagor da evrenin sayılardan oluştuğunu düşünüyo mesela
1 2 falan sayıların cisimsel olduğunu düşünüyo
ama işte adam notaları bulan kişi aynı zamanda
varoluş konusundaki salaklığını müziğe yansıtmamış
Mantis:
o kadar saçmalama hakkını vermek lazım diyosun yani
begüm:
hıhığ
sana notaları nası bulduğunu anlatiym miD:
Mantis:
anlat anlat
begüm:
bi gün pisagorun yanında bi adam at nalcısı
nalları düzeltmek için vuruyomuş taşla
çın çın ses çıkıyo tabi vurunca
sora pisagor farketmiş ki
bi yere vurunca çıkan çın la başka bi yere vurunca çıkan çın farklı
hepsine işte isim vermiş
Mantis:
ahaha
güzelmiş
o at nalcısı 1 milyon yıl o nallara düzeltmek için vursa
yine o düşünceyi bulamazdı
zeka böyle bi şey
............

Mantis:
ben sadece "aslında herkesin yanlış olduğunu bildiği" uçuk fikirlere takıyorum
onları sevmiorum eleştiriorum
taş yok falan gibi
begüm:
idealizm sevmiyosun
realizm seviyosun
ben de öyleyim aslında
ama onları da anlamıyo diilim o kadar salakça gelmiyo bana
çünkü bazen bana da gördüklerim ilüzyonmuş gibi geldiği oluyo
Mantis:
evet realist insanım
ama zekice ortaya konmuş yeni şeylere de açığım her zaman
taşın olup olmamasını dahi tartışmışlar ya
begüm:
hani descartes ın "düşünüyorum öyleyse varım" lafı var ya
o cümle genelde yanlış anlaşılıyo
aslında tam da bu taş var mı yok mu muhabbetiyle alakalı
delirip biz aslında yok muyuz lan acaba diye gezinen filozoflardan sonra
descartes de düşünüyo düşündüklerim yanlış olabilir mi acaba diye
bu taşın olduğunu düşünüyorum ama belki de yoktur falan derken sonunda
düşündüklerim doğru mu bilmiyorum ama düşünüyor olduğumdan eminime varıp
düşünüyorum demek ki varım noktasına ulaşıyo
Mantis:
bak işte sen de sölüyosun şimdi
taşın orda olduğunu senin kadar biliyo dedin de
biz aslında yok muyuz'u baş tacı edenler de var
varsın ulan varsın ya
bunlar üzerinde düşünülmesi gereken şeyler değil ki
bence o güzelim nöronları daha büyük düşüncelere ayırabilirler nası yok olabilirsin ki

.......

Mantis:
aslında yokum demek algılara edilen bi ihanet deil mi zaten
burda olduğunu sen de biliosun aşağılık zenci diyesim geliyo
begüm:
aehuahuhe
genelde filozoflar soyuta somuttan daha çok değer veriyolar
aslında herşeyin başladığı nokta düşünce mi daha önemli madde mi ye gidiyo
yani materyalizm idealizm tartışmasına
dünyanın oluşumunu düşün
bilmiyoruz nası oluştuğunu ama
mesela sen herşeyin maddenin devinimi olduğunu düşünürsen
yani atomu parçala
kuakları parçala
onu parçala
bunu parçala
en küçük parça madde midir enerji midir
eğer madde enerjiden oluşuyosa enerji daha temel
en ufak parça hala maddeselse herşeyin özü maddedir
Mantis:
hımm bu öyle zırt diye cevap verebilceğim bi şey deil sanırım
düşünmem lazım ama her şeyin temelinde düşüncesel soyut bi şey yatması olanaksız gibi
zira düşünce insanla başlayan bi şey insan zihninde oluşan bi şey ama maddeler hep vardı
begüm:
maddeyi seçiceğini biliyodum çünkü zaten materyalist bi yaşam anlayışın var
taş yok diyenlere bu kadar şaşırman da bu yüzden
Mantis:
yok çünkü taş
begüm:
maddeyi temel alırsan taşın varlığı kesin olur tabi senin için
......
begüm:
sicim teorisine göre enerji
yani o titreşen sicimler maddesel diil
bana şey çok garip gelmişti o belgeselde
yani atom çekirdeği bensem diyo adam
etrafımda dönen elektron taaa şu dağın olduğu yerde (dağ uzaktaydı baya)
yani çekirdekle elektron arasında kocaman bi boşluk var
evrenin yüzde 90 ı falan boşluk aslında
Mantis:
işte o da daha açıklığa kavuşmamış bi şey
kara madde mi yoksa boşluk mu
begüm: kara madde ne
Mantis:
işte uzayda boşluk olarak bildiğin yerlerin aslında görülemeyen bi madde olduğuna inanılıyo
yani evrenin %90'ı boşluk deil kara madde olabilir
begüm:
öyle olmasını isterdin di mi ehaheh
sen maddeyi tutuon
bence tarafsız olmak daha iyi
ama düşününce aslında enerji de maddedir
yani boşluk olmayan herşey maddedir bence
madde için ilginç bi tanım geldi begümden aheua
Mantis:
e tabi ki
var olan her şey madde sonuçta
begüm:
ahaha seninki daha ilginçmiş
Mantis:
sözlük tanımıyla madde deil belki enerji ama aslında o da bir "şey"
bir şeylerden oluşan başka bir şey dolayısıyla maddesel
boşluk değil yani
hiçlik değil
........

Mantis:
keşke evrenin tüm sırlarının çözülebileceği zamanları görebilsek
başka paralel evrenler varsa onlar keşfedilse mesela
begüm:
evet ya
Mantis:
oralarla iletişim kurabilsek
begüm:
ben bu yüzden sırf ölümsüz olmak isterdim
dünyanın ben öldükten sonra nereye gitçeğini de merak ediyorum
mesela 3. dünya savaşı nası olucak
Mantis:
düşünsene belki bize araba çarpçak böle 1 yıl sora o keşif yapılcak
begüm:
hehahe
öldürrüm kendimi dicem de zaten ölüyüm
Mantis:
hahauha
bizim gibi insanlar için ölmek de tuhaf bi his çünkü ölünce yok oluyosun bilincinle beraber
öteki dünya falan yok bitiyosun sen
begüm:
bilincinin devam etmediği bi reenkarnasyon var aslında
ölünce maddelerin yok olmuyo sonuçta bi kısmı çiçek bi kısmı böcek oluyo
Mantis:
evet ama böcek olsan bile ben eskiden begümdüm
şu an hamamböceğiyim ehooo diye gezemiyosun
böcek olarak böcek bilinciyle gezion
begüm:
bilincin bölünüyo
bu bilinç olayı benim kafamı karıştırıyo
bilinç olmasa ben de çok materyalist olurdum
şimdi panteist gibiyim o yüzden
robot gibi diiliz bilincimiz var
Mantis:
değiliz tabi ki ama bizim bilincimizle anlamlandırdığımızdan öte aslında maddesel ve gerçek olan evren var onu nası algıladığın değil
onun aslında nasıl olduğu önemli
ama onun dışındaki her şeyi bilincinle milyonlarca farklı şekilde yorumlayabilirsin
insanın yarattığı sistemde olan biten her şeyi çünkü onlar yine insanların yaratısı
begüm:
hıh işte yanlış düşünüyosun
katılmıyorum
Mantis:
niye
begüm:
evren var evreni nasıl algıladığın önemli diil onun aslında ne olduu önemli dedin ya
evrenin olduğu bişey yok ki
evren böyle kaos durumunda atomlar bütünü
kuantumu düşünürsek sen algı organlarınla ona bişekil veriyosun
ben tuzluğa burdan baksam başka bi şekil
senin baktığın açıdan farklı bi şekil
Mantis:
ya ona diyecek bi şeyim yok elbette
begüm:
aslında hangisi gerçek tuzluk diye bişey yok
Mantis:
her zihinde farklı algılanıyo olabilir
yani şöyle söyliyim
biz dünyaya gelmeden önce de, hiçbir zihin tarafından algılanmamış haliyle
maddeler, onların oluşturduğu dağlar yıldızlar gezegenler falan vardı
begüm: nerden bilion
Mantis:
ve onları senin zihninle nası algıladığından ziyade onların nası olduğu önemli
senden ve senin bilincinden önce var olmuş bi şeyi
soradan oraya giden bi gözlemci olarak anlamaya çalışıosun
ve senin bilincin orda önemini yitiriyo
var olan o şeyin nasıl olduğunu anlamaya yarıyo
biliorum çünkü bilim yoluyla kanıtlanan şeyler
begüm:
ama işte gördüğün her şeyi yine sen algılıyosun
algılamadan gördüğün bişey yok
Mantis:
bilim hem nimetlerinden faydalanıp
hem de yeri geldiğinde kendi felsefi düşüncene ters düştüğü noktada öyle olmaz diyebilceğin bi şey deil ki
begüm:
sen gözlemci olarak bakarken yıldızlara o anda onları varediyo olabilirsin
bilime aykırı bişey söylemiyorum
Mantis:
bak yine taş yok mevzusuna gidiyo bu
begüm:
kafanı çevirince onlar yine karmaşık atomlara dönüşüyolar
bi şekli şemali olmayan
ahuehua
ben de amma david hume muşum
Mantis:
var yıldızlar işte 6 milyar kişi yalan sölüyo olamaz
begüm:
insanlar açısından bakarsan var
yıldızlar açısından bakarsan bilemeyiz

4 comments:

synonimus said...

eğer maddenin bilinci varsa, onlarla anlaşma da yapabilmeliyiz kimilerimizin mesela o taşla anlaşıp kime dil çıkarıyor, kime çaktırmadan nah işareti yapıyor anlayabilnmesi.

synonimus said...

yazarken sandalyeden düştüm. o yüzden böyle saçma bir iş çıktı ortaya.

Anonymous said...

konuyla ilgili lisede tartıştığımız bi şey geldi aklıma; "şu anın rüya olmadığının kanıtı var mı?"

cevabını hatırlamıyorum, var mıydı?

living maze said...

@anonymous: o konu şurda tartışıldı:) http://livingmaze.blogspot.com/2009/12/aslnda-diye-bisey-yoktur.html