Thursday, November 5, 2009

zamanında fransaya kapitülasyonlar verip sonradan bunun sıkıntısını yaşayan osmanlı gibi hissediyorum kendimi..

bugün çok zor bi gündü. regl ağrısıyla mide asidinin birleşiminden çıkan sonuç bütün bedenimi sarmıştı. bunca fiziksel acının ortasında sınava yetişmem gerektiği için sabahın köründe apar topar evden çıktım. sınavda bana lazım olacak bilgiler beynime saçılmıştı, onlara odaklanıp beynimi toparlamam gerekiyordu ama bu uçsuz bucaksız düşünce çöplüğünün içinde ve onca fiziksel acının arasında bunu başaramadım. biraz trende, biraz vapurda, biraz tramvayda acı içinde kıvrandıktan sonra sınava yetişmeyi başardım ucu ucuna. sınavda olaylar her zamanki gibi çok hızlı gelişti, hızla birşeyler okuyup işaretledim ve bunu yaparken beynimin içindeki bilgiler havada uçuştu resmen. işin komiği 100 bekliyorum. neyse sınavdan çıkıp hemen tramvaya bindim tekrar, şimdi de vapurdayım. biranönce eve gidip ölmek istiyorum.

fotoğraf çeken japon beni çekiyo itiraz etmeli miyim acaba bu duruma. muhtemelen bi süredir beni izlediği için tam gaz yazı yazıyor olmama rağmen, yolladığı enerjiyle dürtülüp direkt onun olduğu tarafa baktım. bu bakış, bana nişan alınmış bi fotoğraf makinesi objektifiyle gözgöze gelmeme neden oldu. şimdi yine deftere döndüm ama artık rahat değilim; çünkü artık fotoğrafımın çekildiğini bildiğim için her davranışım poz gibi algılanacak gibi geliyor, çekme desek de şimdi gereksiz gerginlik zaten japonca da bilmiyorum, bütünilhamımkaçtı.

No comments: