Sunday, August 30, 2009

oysa daha dün ölmek üzere olan bi sivrisineği elime aldım, biraz ısırıp canlansın diye

mp3 playerımın kulaklıklarından birinin süngeri kaybolmuştu. tatil dönüşü arabada 4 saat müzik dinledikten sonra farkettim ki, sol kulağımın çeşitli yerleri acıyor. bu sol kulak süngeri olmayan kulaklığı taktığım kulak. sağda ise hiçbir problem yok, bi 6 saat daha müzik dinlemeye hazır. bu bana eskiden yumurtanın bir yarısını ipanayla, diğer yarısını başka dişmacunuyla fırçaladıkları reklamı hatırlattı. süngerli kulaklıklı kulak ilk günkü kadar sağlıklıyken diğer kulakta hasarlarvar. en sonunda ben de çözümü sağdakinin süngerini soldakine takıp dinlemekte buldum. bi kaç saat böyle yolculuk ettikten sonra iki kulaktaki acı eşitlendi. kulaklar arasındaki adaleti sağladığım için kendimle gurur duydum.

geçen sabah neyseki markete giderken çantamın içinde kayıp süngeri buldum, artık kulaklar sünger değişimi yapmadan bolluk içinde yaşıyorlar.

Wednesday, August 19, 2009

otobüsün camından binaları izlerken birden inekle gözgöze geldim

keşke istediğimiz zaman hayatımızdan bazı kesitleri tekrar yaşayabilsek.

neden insan yaşadıklarını tüm gerçekliğiyle sonradan seyredemiyor ki? neden onları çarpık hayal gücümüzün tasavvur yetisine ya da hafızalarımızın güvenilir olmayan hatırlama edimine bırakmak zorundayız. geriye sadece soluk görüntüler kaldığını görmek için mi?

Saturday, August 8, 2009

kozmiğe tecavüz, kanırtma ve suni ekşınlar kitabı

dün kagiye gittik. ben herzamanki gibi makarna yedim, çiçekse hamburger söyledi. ben makarnamı afiyetle yerken çiçeğin hamburgeri geldi. hamburgerin içinde hamburger köftesi dışında (burası önemli) minik Bİ MARUL, kurumuş Bİ DOMATES ve küçük Bİ TURŞU vardı. bu 3 şey üst üste büyükten küçüğe doğru dizilmişti.

çiçek 5 buçuk milyon verdiği hamburgerin bu kadar tırt olmasına sinirlenip hamburgeri garsona geri götürdü, içine taze domatesler ve bi kaç turşu eklenmesini talep etti. bir süre sonra çiçeğin hamburgeri geri geldi. domates sayısı 3'e, turşu sayısı 2'ye çıkmıştı ama MARULU GERİ ALMIŞLAR.

Tuesday, August 4, 2009

kirlileri bile makinaya atmak gelmiyo içimden

bugünkü haber türk gazetesinin 20. sayfasının sol alt köşesinde, http://livingmaze.blogspot.com/2009/07/kozmige-tecavuz-etmek.html şu yazım yayınlanmış. bi sürü eğlenceli yazım dururken bu regl psikolojisiyle yazılmış, melankolik gibi görünen (ama aslında öyle olmayan) yazıyı seçmelerine şaşırdım desem yalan olur, hiç şaşırmadım.

tabi gazetede yazım çıkınca annem de okudu. okuduktan sonra "tek dostum yalnıızlığım diyosun yani" dedi, utandım. muhtemelen annemin kafasında çok yalnızmışım gibi bir imaj oluştu; halbuki bi sürü yakın arkadaşım var ve "dünyadaki en mutlu insanlar" listesi yapılsa herhalde ilk 10'a falan girerim. ama anneme bunları anlatmakla uğraşamadım. yarınki haber türk'te de bu yazı yayınlansın bari, üzülmesin kadıncağız.