Friday, May 22, 2009

tesbihte ilk günüm

(selçuk yazıyor:)
sevgili defter merhaba ben selçuk, hatırladın mı beni? deftercim sana başımdan geçenleri bir bir anlatacağım. istanbula uzun zamandan beri ilk defa geliyorum ama canımdan çok sevdiğim bir arkadaşım tarafından ekildim. neyse ki sevgili begüm operaya zamanında geldi. evet evet sevgili defter, yanlış duymadın, biz begümle operaya gittik.

(begüm defteri selçuğun elinden alıp yazıyor:)
yeter selçuk çok uzattın. bugün operada yanımıza bi amca oturdu, tesbih salladı, sonra selçuk ona bişey diyomuş gibi yaptı ama bişey demeyip tesbih taklidi yaptı.

(selçuk yazıyor):
deftercim sen begümü dinleme lüften. gerçekte şöle oldu olaylar: operayı izlemeye henüz başlamışken yanımızdan şınpır şınpır sesler gelmeye başladı ve sonra anladık ki bu esrarengiz sesler yanımızda oturan bıyıklı amcanın tesbihinden geliyor. derhal müdehale ettim amcaya ve elle tesbih işareti yaptım, amca anladı demek istediğimi şaşırtıcı bi şekilde. sonra arada, yani perde arasında, adam bana tesbihte ilk günüm dedi.


bence yazı yazmak harika bişey çünkü mesela bunu yazmış olmasaydık kayıtlara geçmemiş olacaktı ve buanı sonsuza dek unutulup gidicekti. öyle olmadı neyseki, şimdi okudum ben bunu ve güldüm, güzel oldu.

No comments: