Sunday, April 5, 2009

sen beni kovamazsın ben istifa ediyorum

"yaptık bi hata bi daha mı yapalım yağni?" diyen mecidiyeköy-kadıköy otobüsü şoförünün, önceki yaptıklarıyla tutarlı olma eğiliminin kendisini sınırlandırmasına izin vermeyen o özgür bakış açısını düşünürken uyyakalmıştım.

şimdi bu cümleyi yıllar sonra okuduğumda, bambaşka bir hayat düzenim olduğunda, sanki başka biri yazmış gibi hissedicek olmam çok garip. "heeey, bunu da ben yazdım; yani eskiden sen olan şey!" demek istiyorum kendime burdan o zaman.

öyle hiç hatırlamadığımız şeyleri, biri "sen şöyle yapmıştın bi keresinde" dediğinde hayal meyal hatırlayıp kendimizle yeni tanışmış gibi hissederiz ya, öyle birşey bu da. yani en azından bana öyle olabiliyo, dünyaya bu sabah gelmiş gibiyim çünküben.

her gün uyandığımda "meraba dünya burası, sağdakiler senin dolabın, senin piyanon, şu üstündeki senin kolun(evet kol diye bişey var), sandalyeye asılmış kıyafetler dün akşam oraya koymayı uygun gördüğün için ordalar" şeklinde bir bakış açısıyla uyanıyorum. atomlardan oluşmuş dönen birşeyin üzerinde yaşadığımı iyice kanıksadıktan sonra "benim bi hayatım vardı nooldu o?" diye düşünerek "previously on begüm" şeklinde, geçen bölümde neler olduğunu hatırlıyıp kaldığım yerden devam ediyorum sonra.

1 comment:

exit to living said...

bilgisayar her açılışında yazılımı ve donanımıyla tanışır. ondan sonra windows'a hoş geldiniz der... dünyaya hoş geldiniz ehe...