Thursday, April 30, 2009

Kapı ve telefon çalmasının verdiği rahatsızlık hissi, insanı dünyada tek başına yaşamaya ikna edebilecek kadar yoğun

Acaba gerçekten dünyada tek başıma yaşamak zorunda kalsam nasıl olurdu? Ciddi bir empatiyle kendimi o duruma koyup düşünücem şimdi:

Diyelim ki bişey oldu ve benden başka herkes yok oldu. Herhalde ilk anda yalnızlıktan çok daha baskın bir şekilde korku duyardım. Henüz herkesin var olduğu gerçeğine anca alışıp mutlu olmaya başlamışken, herkesin yok olması... Şüphesiz ki bu durumu benimsemek uzun sürecek.

Muhtemelen ilk zamanlar düşündüğüm ve hissettiğim herşeyi yazardım. Belki yok oldukları gibi aniden geri gelip okurlar? Bunun dışında etrafı dolaşıp canlı biri bulma umudu taşıyabilirdim. Uzun bir süre hayatımı bu şekilde anlamlandırırdım herhalde. Sonra yavaş yavaş neden hayatın anlamının diğer insanlara bağlı olduğunu düşünmeye başlardım. Tek başımıza neden bir hiçiz? Başka insanların varlığı bize ne sağlıyor ki vazgeçilmez oluyorlar?

(Nedense diğer insanlar varken kendimi güvende hissediyormuşum, bunu şimdi anlıyorum.)

Düşünmeye devam ediyorum, gittim yemek yedim, oturdum kalktım, uyudum uyandım... eee, hiç ekşın yok? Bundan sonra hiçbir şey ilginç olamaz. Demek ki bu hayatta ilginç olan şey diğer insanlar mıymış yani? En azından ilk etapta öyle. Eğer başka insanlar yoksa aynı yerde 1 günden fazla kalmanın da bir anlamı yok.

İnsanların, vaktiyle yaptıkları filmleri izler, kitapları okur, müzikleri dinler ağlardım herhalde bütün gün. Bu artık hayatında olmaması gereken biriyle güzel anılarını hatırlayıp üzülmen gibi birşey. Anı aynı anı ama bakış açın değişik. İnsanlar yoksa, onları hatırlatan herşey uzun bir süre acı verecek. Sonra insansızlığa alışıp gezmeye başlardım. Dünyanın 4 bir yanındaki manzaraları izlerdim. Hayvanlarla arkadaş olup bütün gün onlarla takılırdım.

(Aslında bu çok ilginç bi soruymuş, 10 dakikadır düşünüyorum hala, insanlar var olmayınca noluyo, benim onlar olsa da olmasa da subjektif olan dünyamda ne değişiyo anlamış değilim. Bence herkes bu çok acaip sorunun cevabını düşünsün.)

Neyse dünyayı gezmeye başlardım, denizle hayvanlarla falan konuşurdum ve ilkelleşmeye başlardım yavaş yavaş. Başka insanlar olmayınca nedense derin düşünmenin de bir anlamı yok, teknolojinin de..

No comments: