Saturday, April 18, 2009

hoop diye bişey yoktur



skolastikdönemortaçağtarihifelsefesimetinleri (bu dünyada bu dersin ismini bi kerede doğru olarak söyeleyebilen tek kişi benim. hayattaki en büyük başarım da bu.) dersi için thomas aquinas'la ilgili ödev yapmam gerekiyodu. thomas çok sıkıncıma gittiği için bu dersi 3. alışım. hatta daha önce de bu ödevi yapmam gerekirken http://livingmaze.blogspot.com/2007/06/thomas-aquinas.html şu yazıyı yazmıştım.

neyse işte dün akşam ödev hazırlamak için temel oluşturayım diye thomas aqinas'ın "varlık ve öz" isimli kitabını okurken uyyakalmışım. bu sabah uyanır uyanmaz daha yataktan kalkmadan kitabın dün akşam anlayamadığım paragrafını okuyup hemen anladım. (merak edenler için o paragrafı yazayım: tözlerin kimi yalındır kimi de bileşik; her ikisinde de öz mevcuttur, ama yetkin bir varlığa da sahip oldukları sürece, yalın olanda daha gerçek ve daha yetkin şekildedir. onlar(yalın olanlar), en azından tanrı olan ilk yalın töz, bileşik olanların nedenidir. ama o tözlerin özleri gizli olduğu için, kolay olandan çıkararak izlenecek yol makul olsun diye işe bileşik tözlerin özlerinden başlanmalıdır [sanırım bu dersi niye sevmediğim de gayet açık]) bu paragrafın ne demek istediğini iyice anladıktan sonra yataktan kalktım ve dün akşam çalıştığım beethoven'ın moonlight sonatını çaldım. şarkıyı o kadar yavaş çalabiliyodum ki ay ışığı sonatı elimde ayışığı işkencesine dönüşmüştü. sonra kahvaltı edip ödevin 1. paragrafını yazdım, sonra bukadarçalışmayeter dedim ve bisiklete binmeye karar verdim.

sahile giden yokuşu indikten sonra bisikletin selesi oynamaya başladı. tekrar o yokuşu çıkıp eve dönüp alet çantasından uygun aleti bulup seleyi sabitlemek çok zor gözüktüğünden ben de esnafla iletişim kurmaya karar verdim. buzdolabı falan satan ama bi kaç tane de bisiklet satan bi dükkana girip "yaa sizde ingiliz anahtarı gibi bişi var mı?" dedim kasadaki adama (ihtiyacım olan aletin adını da bilmiyorum, işallah ingiliz anahtarı düşündüğüm şeydir). sonra selenin oynadığını, vidalarının sıkıştırılması gerektiğini söyledim. kasadaki adam işini bilen esnaf edasıyla çekmeceden uygun aleti buldu, birlikte sabitledik seleyi. çok teşekkür ettim gittim.

sahile inip bostancı yönüne doğru ilerledim. 

No comments: