Sunday, March 8, 2009

how is your life today?

bu sabah 12 buçukta uyandım. gece 3'te yattığıma göre kaç saat uyumuşum diye hesapladım. sonra uyku saatimi günde 8 saate indirebilir miyim diye düşündüm, indiremiceğime karar verdim. yataktan kalkıp hemen laptopumu açtım. uyanır uyanmaz ilk eylemimin bu olmasından bir kez daha rahatsız oldum ama değiştirmeğe karar vermedim. bir yandan saçımı toplarken diğer yandan da uzun yumuşak saçın insanın en iyi saçı olduğuna karar verdim. demek ki her sabah sırasıyla aynı şeyleri yapıp aynı şeyleri düşünüyorum. çokilginç. sonra tuvalete gittim. çişimi yaptım, yüzümü yıkadım, aynaya baktım, kendimi görünce çok güzel olduğuma karar verdim. geçen gün yanyana 3 tane sivilce çıkmıştı onları inceledim baya geçmiş gibiydiler. mutfağa gidip kahvaltı hazırladım. kahvaltı hazırlamamın sadece 1 buçuk dakkamı aldığını farkedince çok şaşırdım. sonra düşününce ekmek kesmek, bardağa süt koymak, buzdolabından zeytin, krem peynir, yağ çıkarmak ve ardından dolaptan reçel, bal ve nutella çıkarmak neden daha fazla sürsündü ki. her sabah bunu yaptığım için otomatiğe bağlamıştım zaten artık. kahvaltılıkları tepsiye koyup odama gittim. bir yandan kahvaltı edip diğer yandan ekşi sözlüğe baktım. gezegen satın alırken dikkat edilecek hususlar vardı çok komikti. ardından gazeteleri okudum internetten. pek önemli bişey yoktu. bunlar olurken kahvaltı bitti. tepsiyi mutfağa götürüp yediklerimi topladım. odama geri döndüm. neurosis'in from the hill şarkısını açtım. şarkının sonundaki akordeonla çalınan gibi olan kısmı bir kez daha çok beğendim. o kısmı hemen piyanoda çıkardım. kendimle gurur duydum. sonra diziport.com'dan lostun son bölümünü izledim. josh holloway'in gamzelerine şiir yazasım geldi. lost bitince duş alıp temiz bir hayata başladım. tam kitap okumaya gidicektim ki msn den birileri bişey yazdı, onlarla konuştum. sonra onlar offline oldular ama 3 saat geçti ben hala burdayım.
internetin insanı nasıl bu kadar kitliyebildiğini ben bugün yine anlamadım.

No comments: