Wednesday, November 26, 2008

kendimi oliver twist gibi hissettiğim nadir anlardan biriydi

3 senedir bu evde yaşıyorum ama mutfak duvarına asılı telefonu ilk defa farkediyorum. telefon nasıl olmuş da kendini bunca yıldır benden saklamayı başarmış? bu sanki kış gelip de montunu giyince, montun cebinde geçen kıştan kalma parayı bulmak gibi bişey. aslında öyle bişey değil,

Tuesday, November 11, 2008

sonuçta üstünde satılık yazan bişeyin içindeyim


Saat gecenin 3'ü.. Bütün sevdiklerim birer birer offline oldu. Bense düşük bi çene ve yarım şişe birayla kalakaldım. Üstelik çok önemli bi sorunumvar: 12 dakkalık bi şarkının toplam 1 dk'sı güzelse bu şarkıya güzel denebilir mi? Şu an hayatımdaki en büyük sorun bu. Yani diğer 11 dk'sı kötü değil ama güzel kısmı ilk 3 dakka içinde bittiği için diğer 9 dakkayı dinlemeyip yine başa dönüyorum. Bu şarkıda ciddi bi strateji hatası var demekki. Eğer şarkının güzel kısmını sona koysalardı mecburen o ilk 9 dk'yı da dinlicektim sonuna gelebilmek için ve çok defa dinleyecek olduğumdan, belki o kısımları da sevmeye başlicaktım. İşte o zaman gönül rahatlığıyla bunun güzel bi şarkı olduğunu düşünebilirdim. Şimdiyse ilk 3 dk içinde olup biten güzel kısmı dinliyorum ve hoop başa... Böylelikle last.fm şarkıyı saatte 20 kere dinlemişim gibi gösteriyor ve bu durum sanki şarkıya bayılmışım gibi bi hava yaratıyor. Sırf 60 saniyesini beğendiğim için şarkıya bayılmış gibi gözükmek kafamı çok karıştırdı. Yakışıklı çocuklar görüp şarkılarını hemen indirirsem olucağı budur işte.