Wednesday, October 22, 2008

dünyanın en şanslı insanıyız

Sabah 8:45'te başlayan -yoklama alındığı için gidilmesi gereken- bi derse girmek için yıllar sonra 6 buçukta kalkmak zorunda kaldım. Günün bu saatlerini her zaman uyuyarak geçirdiğimden bu benim için yeni bi deneyimdi.
Uyandığımda derin bi depresyonun içinde buldum kendimi. Adeta hayatımdaki herşey bomboktu; hatta hayat denen şey zaten başlı başına bok bi olguydu. Bense iğrenç biğinsandım ve ne yaparsam yapayım öyle olmaya devam edecektim. Sabah 6 buçukta kalkmak beni bunlara hiç şüphe bırakmaksızın inandırmıştı. Hepimiz ölücektik ve özellikle de ben ölücektim. Bunu sıklıkla düşündüm.
Üstümü değiştirmem gerekiyordu fakat bütün kıyafetlerimden nefret ediyordum, giyinmekten nefret ediyordum ve aynı zamanda giyinmemekten de nefret ediyordum. O anda somurtkan şirini anladığımı hissettim. Belki de somurtkan şirin her gün sabah 6 da kalkmak zorunda olan bi şirin türüydü. Herşeyden tiksine tiksine üstümü değiştirdikten sonra, okula gitmek üzere otobüse bindim. Hayatın bombok olduğu yetmezmiş gibi bir de trafik kendini aşmıştı. Sabahın köründe kalkmama rağmen trafik yüzünden derse en az yarım saat geç kalmayı garantilemiştim.
Bi otobüs dolusu bunalımlı robot marvin'dik. Herkesin intihar etme isteği yüzünden okunuyordu. Yanımda oturan kızın elinde isminde "acılar" olan bi kitap açıktı ve içinde kırık bi kalbin hiçkimseye faydası yok şeklinde bi cümle vardı. Kızsa ağzı açık bi şekilde uyuyakalmıştı. Teselliyi böyle bi kitapta ararken uykunun nötrlüğüne kendisini bırakmış zavallı bi kızdı o.
Otobüsteki umutsuz hava moralimi iyice bozmuştu. Mp3 playerımda dinlediğim her şarkı zor bi görev haline gelmişti. Bu hayata daha fazla dayanamayacaktım. İnmem gereken duraktan bi kaç durak önce kendimi otobüsten dışarı attım. Bi kaç kilometre yürümek bana iyi geldi. Ders boyunca bu yazıyı yazdım, böylelikle hocanın anlattığı sıkıcı şeyleri dinlemek zorunda kalmayıp üstüne bir de hayatın bokbok olduğunu sanmanın aslında sabah 6 da uyanmanın getirdiği bi yanılgı olduğunu göstererek insanlığa faydalı olma fırsatı yakaladım.
Hayır hayat bombok değildi, hayat normaldi. Bombok ya da süper olan bizim ruh halimiz ve bakış açımızdı.

No comments: