Sunday, July 6, 2008

Ortadan ikiye Tom Yorke olmadan bir ameliyat daha atlatmak

Geceydi. Alışveriş merkezine benzeyen ama öyle olmayan büyük bir yapının içinde bir barda okuldan arkadaşlarımla doğum günümü kutluyordum. Arkadaşlarımdan biri bana doğum günü hediyesi olarak kocaman bir şişe portakallı tekila almıştı. Tekilayı kaptığım gibi diğer hediyeleri falan orda bırakıp Eray'ın yanına gittim. Melis'i de alıp evde parti yapıcaktık. Ben koşarak önden gidiyordum, Eray ise tekilayı ve benim sırt çantamı taşıyarak peşimden geliyordu. Koşarak garip yerlere girip, garip insanlarla konuşup garip şeyler yaptım, Eray da arkamdan benim yaptıklarımın aynısını yaparak geliyordu. Sonra Eray, "Acaba biz bi zeytinin içinde olabilir miyiz" dedi ve ortadan kayboldu.

Eray'ı bulmak için son girdiğim bir iki dükkana geri döndüm ama bulamadım sonra Melis'le buluştuk, birlikte aramaya başladık. Onu bulmak için aynı yerlere 100'er defa baktık ama yine bulamadık. Sonra Melis "Başka nerde olabilir ki, küçüldü mü acaba?" dedi. Ben de Eray'ın kaybolmadan önce "Acaba zeytinin içinde miyiz?" dediğini söyleyip, belki bunun bi işaret olabileceğini düşündüm. Bunun üzerine bi restorantın mutfağına girip yemekleri incelemeye başladık. Melis pilavların arasında ortalama bi zeytinin 4 katı büyüklğünde bi zeytin buldu ve içine baktı. Eray onun içindeydi. Dışarda yağmur başladı. Eray'ı dışarı çıkardık, yağmurda büyüyüp normal haline döndü, üstelik şemsiyesi de vardı. Şemsiyenin altına girip birlikte eve gittik.

No comments: