Wednesday, May 21, 2008

iyisin hoşsun da bi garipsin

Kötü biinsan olduğumu kabullenmem, 2 arkadaşımın farklı zamanlarda birbirlerinden bağımsız olarak bana, "dünyadaki bütün kötülüklerin sebebi sensin" demeleriyle başladı. Aslında daha önce şüphelenmiştim bundan. Sonuçta ilkokuldayken bile şöyle bişey olmuştu: Ahmetcana aşıktım ben, Seda da aşıktı Ahmetcana. Biri bunu Ahmetcana söylemişti. Ahmetcan da(amma çok ahmetcan oldu) neyse Ahmetcan da demiş ki: Begüm güzel kız ama Seda iyi bi kız. Burda yaklaşık 9 yaşımda olmama rağmen neden ben de iyi değildim?

Ortaokul ve lisede ise insanlardan izole olduğumda benim için olsa olsa asosyal metalci ya da kin besleyen, nefret dolu, şanssız bi kişilik denebilirdi ama kesinlikle iyi denemezdi. Gerçi lise yıllığımda iyi biri olduğum kimilerince ima edilmeye çalışılmıştı ama o da "kötü biinsan olsan da sanırım aslında iyi birisin gibisin misin ki?" boyutundan öteye geçememişti.

Liseden sonra zaten dünyadaki bütün kötülüklerin sebebi olduğum söylenmeye başladı. Zaman zaman bu misyonu başkalarına yıkmaya çalışsam da başaramadım. Sonraları üstümdeki bu "kötü" imajını silmek için iyilik yapmaya karar verdim. İlk kurbanım Çiçek'ti. Çiçek bi haftalığına Adanaya gitmek durumundaydı ama evde kedisi ve çiçekleri vardı. Birinin gidip Çiçeğin çiçeklerini sulaması ve kedisini beslemesi gerekiyordu. İşte ben bu durumu fırsat bilip yola koyuldum fakat o da ne? Çiçeğin Emre adında hiç tanımadığım bi arkadaşı sürekli iyiliklerimi çalıyordu. Çiçeğin evine benden önce gidip kediyi besliyor, çiçekleri suluyordu. 15 dakika farkla iyilik yapma fırsatını kaçırıyordum her seferinde.

Bu denemem başarısızlıkla sonuçlanınca, işe daha küçük iyiliklerle başlamaya karar verdim. Okula giderken yanımda her daim sakız ve selpak götürecek; böylece okulda birilerinin bunlara ihtiyacı olduğunda şak diye çıkarıp küçük de olsa bi iyilik yapmış olacaktım ama işler planladığım gibi gitmedi. Uzun süre kimse selpak ya da sakız istemedi, günün birinde biri sakız istediğinde ise bendeki naneliler değil başka birindeki vişneli sakız tercih edildi. Öğğk kim vişneli sakız çiğnemek ister ki, öksürük şurubu gibi!

En sonunda iyilik yapma çabalarımı görüp üzülen bi arkadaşım beni kenara çekip, boşver bu iş sana göre diil, dedi, iyilik yapamıyosun işte zorlama artık kendini. Bunun üzerine ben de ikna oldum , yanımda sürekli sakız ve selpak taşımaktan vazgeçip insanların sakızlarını ve selpaklarını kullandığım günlere geri döndüm ve tabii ki şemsiyelerine ortak olmaya da devam ettim.

3 comments:

evetben said...

seni burak mı yaptı?

living maze said...

kakatu yaptı beni aslında

Nickfallin said...

Sen iyi bir insansın ama amadan önceki her şey de yalandır bu bir gerçek.