Friday, May 16, 2008

Chuck Palahniuk'un Ninni kitabından:

.....İstiridye'yi dinledikten sonra bir bardak süt, çikolatalı kurabiyelerle içilen güzel bir içecek olmaktan çıkıyor. Sürekli hamile kalmaya zorlanmış, hormon yüklemesi yapılmış bir inek oluyor. Sefalet içinde birkaç ay yaşadıktan sonra dana eti kutularına sıkıştırılan çaresiz buzağılar oluyor. Domuz pirzolası, bir ayağı kapandayken kesildiği için kan revan içinde kalan ve asıldığı yerde kaburga et ve yağları ayrılırken çığlıklar atarak can veren bir domuz demek. Katı bir yumurta bile, on santim genişliğindeki bir kafeste yaşamaktan ayakları sakatlanmış, iki yanında kapana kısılmış diğer tavuklara saldırmaması için gagası kesilmiş bir tavuk demek. Kafes öyle dar ki kanatlarını açamıyor. Kafes öyle delirtici ki! Kafese sürtünmekten tüyleri yolunmuş, gagası kesilmiş vaziyette durmadan yumurtlayan bir tavuk; ta ki kemiklerinde bir gram kalsiyum kalmayıp mezbahayı boylayana dek. Bahsettiğimiz tavuk, şehriyeli tavuk çorbasındaki tavuk; yumurtlayan tavuk; yara bere içinde kalıp sakatlandığı için kimsenin kasaptan almayacağını bildiklerinden, kesilip pişirilerek satılan tavuk...
İstiridye sadece bunlardan bahsediyor. Bu, onun yaydığı bilgi virüsü. O konuşmaya başlayınca radyoyu açıp folk müziği çalan bir kanala ayarlıyorum. Veya basket maçına. Gürültülü ve sürekli olduğu sürece radyoda ne çaldığının önemi yok, yeter ki kahvaltıda yediğim sandviçe, sadece bir sandviçmiş gibi davranabileyim. Hayvan sadece hayvandır. Yumurta sadece yumurtadır. Peynir acı çeken minik bir süt danası değildir. Bunları yemek bir insan olarak benim hakkım.....

4 comments:

Sertalp Bilal said...

Bu bölümü az çok hatırlıyorum. Carl'ın İstridye ile zaten arası hiç iyi olmadı. İstridye'nin sözlerinde haklılık payı elbette çok ama insan böyle düşünürse nasıl yaşar. Gerçi bu maazerete sığındığımız için böyle duyarsız insanlar haline geldik, o da ayrı bir konu... Düşünülmesi, tekrar okunması lazım sanırım..

living maze said...

ben istiridyenin kitapta verdiği bilgilerin biraz abartma olduğunu düşünüyorum, belki de insanların hayvanlara böyle davranabileceğine inanmak istemediğimden öyle düşünüyorumdur. ama cidden bu tip şeyler yapılıyorsa, araştırıp o ürünleri tüketmeyerek protesto etmekte fayda olabilir. zaten biz yicez diye ölüyo zavallıcıklar bari işkence görmesinler

Anonymous said...

Hello. And Bye.

Zeze said...

Çok sevdiğim bi kitap üzerine bir şeylerde yazmıştım okursan ve yorumlarını paylaşırsan sevinirim :)
http://gunesiuyandiralim-zeze.blogspot.com/2011/12/ninni-chuck-palahniuk.html