Friday, April 11, 2008

bildiğim tüm küçük hayatlar yıkık ya, ben onarmak istemem.

Begüm, loş odasında karanlık müzikler dinlerken kırmızı şarabından bi yudum aldı ve şöyle dedi "bu şarkı benim çişimi getiriyo". Ardından odadan çıkıp tuvalete doğru ilerledi. O tuvalete gittiğinde müzik odanın boşluklarında yankılanmaya başladı. Ses titreşimleri bütün o oksijen, azot, karbondiyoksit ve toz zerrecikleri arasında küçük bi yolculuğa çıktmıştı ve neyse ki bu yolculuk öncesinde küçük bi yolculuk çantası da hazırlamayı ihmal etmemişlerdi.
Begüm gider gitmez kitap televizyona şöyle dedi:

"hadi yine iyisin baya rabet görüyosun bu aralar.."

televizyon : diyene bak vize haftası üstelikte!

kitap : ya beni mecburiyetten okuyo sonuçta sınavları yüzünden; ama gözü hep sende doğrusu

televizyon : açıkçası ben de yadırgıyorum bu durumu. türk televizyonalrındaki büyün siyasi tartışma programlarını niye izliyo ki? trt 2 izliyo yine de kapatmıyo beni haha

leftaf : valla ben de 3. planda kaldım. fazla yorulmuyorum iyi oluyo.

Begüm odaya geri döndü ve eşyalar sustular. Tuvalette olaylar kontrolden çıkmış çiş devamında kakayı da getirmişti. Böylelikle evren, kızların kaka yaptığı gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmiş oldu. Begüm masasına oturup kimsenin 2 den fazla dinlemeyeceği bi şarkıyı açıp üstüste 8 kere dinledikten sonra 9. da gözlerini kısarak şöyle dedi: "mr. todd??", sesi şarkıyla bi senkronizasyon oluşturmuştu. Şarabından bi yudum daha aldı, sigara içen biri olsaydı eminim sigarasından da bir nefes çekerdi şu an çünkü o artık sürüncemelerin insanıydı.

No comments: