Wednesday, October 24, 2007

çılgın battaniye

"Hoparlör"ün fişini leftafıma takarken kafamı bardağa soktum. bardağın yanındaki "sürahi"nin boş olduğunu farkedince "damacana"dan su doldurmak üzere mutfağa gittim. mutfaktaki "kalorifer"in üstünde bi takım kıyafetler tespit ettim. şüphesiz ki çamaşır yıkanmış bu gece. sanırım dedektifliğim üzerinde diye düşünürken bi yandan da hoparlör, sürahi, damacana, kalorifer kelimeleri çok acaipmiş. bunları cümle içinde kullanırken nedense çocuklara yeni kelimeler öğretmeye çalışan bi ilkokul öğretmeni gibi
hissettim kendimi.

No comments: