Monday, July 30, 2007

Dönen bişeyin üstünde yaşamak yeterince saçma değil mi?

Balkonun kapısından bi karasinek hızla içeri dalıp; masanın üstündeki, yarısına kadar sütle dolu bardağın içine düştü. Çırpınmaya başladı. Önce biriki bakıştık, "kendini kurtarır o ordan" diye düşünüp işime devam ettim, sora baktım ciddi ciddi boğuluyo, elime sabah yediğim cornfleksin pis kaşığını aldığım gibi sineği sütten çıkarıp peçetenin üstüne attım. Üstü başı yapış yapış olmuştu. Benden başka kimsesi olmadığı için onun böyle yapış yapış bi halde kalmasına gönlüm elvermedi, banyoya götürüp dikkatlice yıkayıp kuruladım. "Hadi özgürsün artık küçük sinekçik" dedim, sol kanadına bi öpücük kondurdum. Uçup omzuma kondu. Neşeli vızıltılarıyla etrafımda dönüp şarkılar söyledi bana bütün gün. Ertesi gün okuldan eve geldiğimde küçük sineğimi su dolu sürahinin içinde buldum, ölmüştü. e napalım başında mı beklicektik 24 saat.

Wednesday, July 4, 2007

balıklar ve eşekler



battı ballık yan gider cümlesini ilk kuran kişiyle tanışmak istiyorum. son zamanlarda batmış balık gibi davranmaya başladım. aslında buna hayatının iplerini bırakmış balık desek daha doğru olur. felsefi kavramlarla söylersek kendi diyalektiğini kendi oluşturmayan balık ya da piskolojik terimlerle "dış kontrol odaklı" balık da diyebiliriz.

okyanusun dibi çok enteresan biyer diye düşünmüştüm bi ara. hala öyle düşünüyorum da, bi ara bunu çok sık düşünmüştüm. böyle güzel güzel renkleri olan transparan balıklar var ve bi balıkla göz göze gelince onun gerçekten seni hiç umursamadığını anlarsın, bu sana garip bi huzur verir... peki sen hiç bi martıyla göz göze geldin mi sevgili blog okuru? ben gelmiştim vapurda, sonra da gülme krizine girmiştim çok komik bakıyolar gerçekten ama kargalar çok pis bakar.
okyanusun dibindeki rengarenk balıklardan biri de balon balığıdır. zaten komik bi görüntüye sahip olan bu balık düşmanını görünce adeta bir balon gibi şişer (daha komik olur şişince). şu an hala askerlik işkencesine maruz kalan çok sevgili abicimle izlemiştik bu belgeseli sanırım aah ah hatta ben o balığın resmini de yapmıştım abimin bilgisayarında duruyo ama abimin bilgisayarını bozduğum için kendisine ulaşamam şu anda. neyse yine aynı belgeselde bi de kaya taklidi yapan balık vardı o da baya ilginçti. kaya kaya duruyo bildiğin sora kendisinden küçük bi balık gelince birden ağzını açıp yutuyo çok şerefsiz bi balık aslında. yıllarca odanda duran dolabın bi gün ağzını açıp seni yemesi gibi bişey.