Thursday, May 17, 2007

Bi hoşçakal bile demeden geçip gittin be zaman

Geçen gün mahmutun dersinde bi anda farkettim hayat çok hızlı geçiyo lan. (Bunu farketmemin dersle bi alakası olmadı tabi);(aslında oldu yaa, derste o kadar sıkıldım o kadar gitmek istedim ki orda daha fazla vaktimi harcamakla kendimi mutsuz ettiğimi anladım, daha mutlu olucağım şeyler yapmak istediğimden emin oldum, bu da beni zamanın kullanımı üzerine derin düşünmeye yöneltti.)

Bi sürü günümüz var sanıyoruz hepsi bi şekilde geçiyo ama. Geçiştire geçiştire başımızdan savıyoruz hepsini, aanı kurtaralım derken günü öldürüyoruz. Farkettim ki yapılması gereken milyonlarca şey bulunması gereken milyarlarca cevap var ve zaman bitmiyormuş gibi gözükmesine rağmen belki yapacaklarımızı sığdıramayabiliriz bile. Bunu farkettiğimde hiçbişey yapmıyo olduğum gerçeği her zamankinden çok daha acıtarak çarptı yüzüme. Garip bi şekilde "vaktimi buna harcayamam" diyen acele eden insanları anlamaya başladım. Halbuki benim bütün saçmalıklar için vaktim vardı. Günde 12 saat okey oynayabilme başarısını göstermiş biriydim.

Tabi bu konuda kendime yüklenecek değilim, benim yapabilirliğimi etkileyen pek çok sebep oldu. Motivasyon eksikliği, bazı cevapların bulunamaması, ilgi alanı sorunu, gelmeyen ilham ve en önemlisi ne yaparken mutlu olduğumu doğru bi şekilde tespit edememiş olmam.. Bunun yanında zamanın sandığımdan hızlı geçtiğini hala fark edememiş de olabilirdim tabi. O gün gitmemeye çalıştığım derse gitmemiş olsaydım belki bu sıçrama daha yavaş olucaktı.

Ya ama yine de insan acıyor geçen zamana. Baksana okulun bitmesine 1 sene kalmış bu 4 yıllık periyotta ne yaptım ben? Ne adam akıllı bi felsefe okuması, ne bi ödev, ne bi buluş. Anca 3. sınıfta bi jeton düşmesi yaşadım işte, umarım bu düşüş beni daha verimli günlere sürükler...

No comments: