Friday, April 20, 2007

Diş Fırçalarının Efendisi

Diş fırçamı unutmadığım bi yer yok artık korkarım ki. Her kaldığım yerde unutup yenisini alıyorum. Sonra onu da unutuyorum, yenisini alıyorum derken piyasada gezinen en az 7 diş fırçam olduğunu farkettim. İkisi cüce hükümdarlarda, üç tanesi ölümlü insanlarda , bi tanesi gölgeler içindeki mordor diyarında falan kaldı. Neyse ki hepsine hükmedicek tek diş fırçası bende.
Aslında çokuykum var benim ama 12'de yatmayı kendime yediremiyorum. Haftaiçi geç yatıp, haftasonu erkenden yatan 8 kişiden biri miyim bu dünyadaki? Ayrıca cumartesi gecesi mecbur kalmadıkça pek dışarı da çıkmıyorum. Herkesin ters yönüne koşan bi halim var gibi. Nasıl bu noktaya geldim ben?
Şimdi düşününce ben sınavlarda kopya çekmiyorum. Ne biçim öğrenciyim be. Hayır, ders de çalışmıyorum ama kopya da çekmiyorum yani. O yüzden bütün notlarım cc. Cc çok gıcık bi not. Hem alttan alamıyosun; hem yükseltemiyosun; bütünlemeye de girememiş oluyosun. Kapkara bi leke gibi yapışıp kalıyo transkriptine.
Bugün son vizemizi olduk da rahatladım biraz. Ders çalışmam gerek ama çalışmıyorum azabından kurtulduğum için rahatladım tabi. Yoksa sınavlar sorun diğil girilir, çıkılır. Bunlar hayaatın küçük ama sevimli ayrıntıları. Bütün suçu dışsal etkilere atıp duruyoruz ama genelde sorun insanın içinde oluyo. Ben düzeltiyorum, içim karışıyo yine bi yolunu bulup, gıcıkmıdır nedir. Bence insanın hayatındaki en rahatsız edici şeylerden biri; biinsana nasıl davranıcaana karar verememesidir. Yani en azından benim için böyle. Kararsızlık bazı durumlarda en kötü ihtimalden bile daha kötü oluyo. Mesela eminönünden tramvaya binerken kapıda gözüne bi koltuk kestirip, kararlı bi tavırla, bi plan dahilinde, ona oturmak için çabalamalısın. Böylece büyük ihtimalle hedeflediğin yere oturursun. Eğer biri senden hızlı davranıp oraya oturursa... otursun efendim, aferim ona. Sen elinden geleni yaptın sonuçta ayakta git nevaryani? ama içeri dalıp bisürü boş koltuklardan hangisine oturucağına karar veremeyip hepsine tam sen oturcakken başkası oturuyo. cümleye bak bravo. öznesi başka bi gezegenden yüklemi başka bi gezegenden gelmiş, dolaylı tümleci geçerken uğramış, ortak bi dil yakalamışlar sanki ama anladınız siz.

No comments: