Thursday, March 1, 2007

Kapının ardındaki büyük sır

-İçeri girmek istediğinizden emin misiniz?
-Evet, iyice düşündüm bunu ve içerde olmam gerektiğine karar verdim.
-İyice düşünmek doğru kararı vermek anlamına gelmiyor. İçeri girdikten sonra olacakları değiştiremezsiniz. Söyleyin bana şimdi. Gerçekten istiyor musunuz bunu?
-Evet, lütfen artık bunu sormayı bırakın. Ben kararımı verdim.
-O halde burda bekleyin biraz. Kapının açılması için görevliyi çağarayım.
-Tamam, biraz çabuk olursanız sevinirim.
-Siz de bu arada kararınızı son kez gözden geçirin. Kapı henüz açılmadı, hala geç sayılmaz.
-Umarım bu görevli çağırmaya gitme bi numara değildir. Kapıyı siz de açabilirsiniz nerden çıktı ki şimdi bu hiyerarşik yapı? Yeteri kadar düşündüm işte daha fazlasına gereksinim duymuyorum, açın şu kapıyı.
-Peki daha önce içeri girenlere neler olduğunu biliyor musunuz?
-..evet
-Pek çok kayıp verdik...
-Benim durumum farklı. Üstesinden gelebilirim gördüklerimin. Bu sorumluluğu taşımak benim denklemimde var ve onu çözmek için içeri girmem gerekiyor.
-Bakın bayan. buraya girmek isteyen pek çok kararlı kişi gördük ama büyük çoğunluğunun sonu kötü oldu. Sadece çok azı hayatta kalmayı başarabildi. Sizi diğerlerinden güçlü yapan olan tam olarak nedir? Öyle olduğunu zannetmeniz dışında sağlam temellere dayanıyor mu?
-Bunun sizi ilgilendirdiğini hiç zannetmiyorum. Benim eksik olan yanım içerde. Tamamlanmam için içerde olmam gerekiyo. Hem de bir an önce. Şu an bana harcattığınız vakit inanın ki içerde olabileceklerden çok daha fazla zarar veriyor . Lütfen kapıyı açın artık.
-Peki bekleyin de görevlileri çağarayım.
-öğööööf
şimdi bi dialog yazınca böyle oluyo. hangisine daha çok sinir oldunuz? bırak kızı girsin di mi? öte yandan önemli bişey var ki bu kadar sorup duruyo adam! ayrıca içerde ne var yani bu kadar. ben biliyorum bitek bunu. aslında bişey yok falan değil yani. içeriyi de hazırladım ama yazmadım. aferim bana. ilerde açıklarım belki.

No comments: